This study investigates the city center of Eskişehir within the integrated framework of social innovation and urban resilience, two interrelated concepts increasingly emphasized in addressing contemporary urban challenges such as climate change, rapid urbanization, migration, and socio-economic inequalities. The research adopts a mixed-methods approach,combining a comprehensive literature review, a structured survey administered to 150 residents aged 18 and above, and semi-structured interviews with 15 stakeholders representing municipal authorities, academia, civil society, the private sector and neighborhood administrations. The quantitative results reveal that 52% of respondents are familiar with the concept of social innovation, 60% are aware of urban resilience, and 68% express willingness to participate in local inivatiates. Qualitative analysis highlights key local practices, including municipal youth centers, smart city applications, digital public services, urban gardening projects, and cultural solidarity programs, all of which contribute to both social cohecions and adaptive urban capacity.
The historical trajectory of Eskişehir’s development in these domains mirrors Türkiye’s broader evolution: from small-scale, problem-oriented projects in the early 2000s, through institutionalized academic and municipal collaborations in the 2010s, to sustainability- and technology-driven initiatives in the 2020s. The city’s young, university-oriented demographiç structure has acted as a catalyst for innovation, yet institutionalization, systematic policy integration, and long-term evaluation mechanisms remain areas requiring reinforcement.
Findings underscore that social innovation and urban resilience are mutually reinforcing processes: social innovation generates participatory and creative solutions that strengthen a city’s resilience to environmental, economic, and social risks, while resilience-oriented planning ensures the sustainability of these innovations. Policy recommendations include establishing dedicated municipal units for social innovation, expanding participatory governance through digital platforms, prioritizing climate adaptation strategies, and fostering multi-stakeholder collaboration. The Eskişehir case demonstrates how mid-sized cities can serve as experimental and replicable models for inclusive, adaptive, and sustainable urban futures .
Dip not: İçeriğin Türkçe hali aşağıda bulunmaktadır eğer ilginizi çektiyse ve tamamına ulaşmak isterseniz başlıkla birlikte google akademik üzerinden ulaşabilirsiniz.
Bu çalışma, iklim değişikliği, hızlı kentleşme, göç ve sosyo-ekonomik eşitsizlikler gibi güncel kentsel sorunların ele alınmasında giderek daha fazla vurgulanan, birbiriyle ilişkili iki kavram olan sosyal inovasyon ve kentsel dayanıklılığın bütünleşik çerçevesi dahilinde Eskişehir şehir merkezini incelemektedir. Araştırma; kapsamlı bir literatür taraması, 18 yaş ve üzeri 150 kent sakinine uygulanan yapılandırılmış bir anket ve belediye yetkilileri, akademi, sivil toplum, özel sektör ve mahalle yönetimlerini temsil eden 15 paydaşla yapılan yarı yapılandırılmış görüşmeleri birleştiren karma yöntemli bir yaklaşım benimsemektedir. Nicel sonuçlar, katılımcıların %52'sinin sosyal inovasyon kavramına aşina olduğunu, %60'ının kentsel dayanıklılık konusunda bilgi sahibi olduğunu ve %68'inin yerel girişimlere katılmaya istekli olduğunu ortaya koymaktadır. Nitel analiz; hem sosyal uyuma hem de kentin uyum sağlama kapasitesine katkıda bulunan belediye gençlik merkezleri, akıllı şehir uygulamaları, dijital kamu hizmetleri, kentsel tarım projeleri ve kültürel dayanışma programları gibi temel yerel uygulamaları öne çıkarmaktadır. Eskişehir'in bu alanlardaki gelişiminin tarihsel seyri, Türkiye'nin daha geniş çaplı evrimini yansıtmaktadır: 2000'lerin başındaki küçük ölçekli ve sorun odaklı projelerden, 2010'lardaki kurumsallaşmış akademik ve belediye iş birliklerine ve nihayetinde 2020'lerdeki sürdürülebilirlik ve teknoloji odaklı girişimlere uzanan bir süreç. Kentin genç ve üniversite odaklı demografik yapısı inovasyon için bir katalizör görevi görmüş olsa da, kurumsallaşma, sistematik politika entegrasyonu ve uzun vadeli değerlendirme mekanizmaları hala güçlendirilmesi gereken alanlar olarak varlığını sürdürmektedir. Bulgular, sosyal inovasyon ve kentsel dayanıklılığın birbirini besleyen süreçler olduğunu vurgulamaktadır: sosyal inovasyon, kentin çevresel, ekonomik ve sosyal risklere karşı dayanıklılığını güçlendiren katılımcı ve yaratıcı çözümler üretirken, dayanıklılık odaklı planlama da bu inovasyonların sürdürülebilirliğini sağlamaktadır. Politika önerileri arasında sosyal inovasyona yönelik özel belediye birimlerinin kurulması, dijital platformlar aracılığıyla katılımcı yönetişimin yaygınlaştırılması, iklime uyum stratejilerine öncelik verilmesi ve çok paydaşlı iş birliğinin teşvik edilmesi yer almaktadır. Eskişehir örneği, orta ölçekli kentlerin kapsayıcı, uyarlanabilir ve sürdürülebilir kentsel gelecekler için nasıl deneysel ve tekrarlanabilir modeller oluşturabileceğini göstermektedir.
Irmak Çeliker



Tartışma
Yorumlar
Yoruma katılın
Yorum yazmak için hesabınıza giriş yapın veya yeni bir hesap oluşturun.
👏👏👏
Yanıt yaz
Yanıt yazmak için giriş yapın.