Sen üzmeyi bilmezsin ki …
Ben senin kalbini gördüm, seni görmeden.
Dilinde nezaket, kalbinde merhamet var.
Sanki yüreğinde melekler kanat çırpıyor;
Ben de o sesin huzurunda,
Seni görmeden sevmeyi öğrendim.
Sen üzmeyi bilmezsin ki …
Ben seni ilk bana seslenişinde hissettim
Sesinde huzur, sesinde sevgi vardı;
Her hecen yüreğime şefkat diye dokundu.
Bir tek kelimen bile içimde baharlar açtırdı,
Karanlık gecelerime sabahı kondurdu.
Gözlerini hiç görmeden güvenini bildim,
Yüzünü hiç tanımadan yüreğini sevdim.
Sen üzmeyi bilmezsin ki …
Sonra yüzünde gördüm ben seni.
O mağrur duruşunun ardında,
Merhametle çarpan yüreğini.
Bakışların susarken bile,
Güven veriyor en derinden.
Sanki kalbinde melekler dolaşıyor,
İyilik dökülüyor her kelimenden.
Ben seni gözlerinle değil,
Yüreğinin ışığıyla sevdim.
Daha seni görmeden bile,
Kalbine ömrümü emanet ettim.
Şimdi biliyorum;
Bir gün aynı gökyüzünün altında,
Aynı duaya “âmin” diyeceğiz.
Sen başını göğsüme yaslayacaksın,
Kalbimin her atışı sana huzur olacak.
Ömrümü ellerine,
Kalbimi yüreğine emanet edeceğim.
Ve ömrün son nefesine kadar,
Aynı sevdaya aynı yoldan yürüyeceğiz.
İçimden her defasında,
Yine aynı cümle geçecek:
Sen üzmeyi bilmezsin ki …
Çünkü ben seni,
Önce kalbinle tanıdım,
Sonra yüzünle sevdim.
Sen beni üzmezsin ki …




Tartışma
Yorumlar
Yoruma katılın
Yorum yazmak için hesabınıza giriş yapın veya yeni bir hesap oluşturun.
İlk yorum için alan hazır
Bu yazı hakkındaki ilk düşünceli yorumu siz yazabilirsiniz.