YazYorum
Şiir27 Ağu 2026

Veda vakti

Heybemi boşalttım

Umay|27 Ağustos 2026|2 dk okuma
338 görüntülenme|2 yorum

Bugün yola çıkacağım.

Neler götürmeli insan

uzun bir yolculuğa,

diye düşündüm.

Tozlu bir rafta

eski bir heybe buldum.

Yılların sessizliğini silkeledim üzerinden.

İçine önce ihaneti koydum.

En geniş yeri o aldı.


Ardından vefasızlığı…

Yalanları…

Kırgınlıkları…

Hayal kırıklıklarını…

Suskunlukları…

Yarım kalmışlıkları…

Söylenememiş sözleri…


Bir de affedemediğim ne varsa

onları koydum en dibine.

Üzerlerine bir avuç tuz serptim,

kokmasın diye.

Ağzını sıkıca bağladım heybemin.

Omzuma aldım.

Yola çıktım.

Denize doğru yürüdükçe

heybe ağırlaştı.

Omuzlarım çöktü,

adımlarım yavaşladı.


Tam o sırada

sen çıktın karşıma.


“Heyben ağır,” dedin.

“Ver, birazını ben taşıyayım.”


Bilmiyordun

içindeki ağırlıkların adını.


Yine de sustun,

yanımda yürüdün.


Limanın ucunda

küçük bir gemi bekliyordu beni.

“Ben de geleyim,” dedin.

Başımı salladım.

“Yok…

Bu benim tek başıma çıkmam gereken yol.”

El salladın.


Ben gemiye bindim,

sen kıyıda kaldın.


Deniz büyüdü.

Kıyılar küçüldü.

Gökyüzü ile su birbirine karıştı.

Kaç gün geçti, bilmiyorum.


Sonra denizin tam ortasında

kaptanın sesi duyuldu:


“Artık bırakma zamanı.”

Heybemin ağzını açtım.

Tuz serpmeme rağmen

içindekiler çoktan kokmuştu.


İlk yalanı çıkardım.

Denize bıraktım.

Vefasızlığı ardından…

Kırgınlıkları…

Hayal kırıklıklarını…

Suskunlukları…

Yarım kalmışlıkları…

Söylenememiş sözleri

rüzgâra bıraktım.


En son

ihaneti çıkardım.


Bir an durdum.


Yüzüme baktı.

Sanki

“Beni burada bırakma,”

der gibiydi.

İçimde eski bir fırtına koptu.

Sonra gözlerimi kapattım.


Ve bıraktım.


İhanet de

diğerleri gibi

denizin karanlığına gömüldü.

Bir süre öylece baktım ardından.

İçimde bir yer

sessizce ağladı.


Bir başka yer

ilk kez nefes aldı.


Heybem boştu artık.


Omuzlarım hafiflemiş,

yüreğim susmuştu.


Güneş batıyordu.


Kaptan dümeni çevirdi.


“Liman göründü,” dedi.

Rüzgârı arkamıza aldık.

Su, geminin altında

ince bir türkü söylüyordu.


Kıyıya vardığımda

sen yine oradaydın.


Aynı yerde…

Aynı sessizlikle

beni bekliyordun.


Gemiden indim.


Heybemi omzuma aldım.


Boştu.


İçim ferah,

yüreğim hafifti.


Sana baktım.


Bu kez

hiçbir şey söylemedim.


Sen de sormadın.


Yan yana yürümeye başladık.


Arkamızda deniz,

önümüzde bilinmeyen bir yol…

Ben ilk kez geçmişimi değil,

geleceğimi taşıyordum.

Heybem boştu.

Tartışma

Yorumlar

2 yorum

Yoruma katılın

Yorum yazmak için hesabınıza giriş yapın veya yeni bir hesap oluşturun.

Devam et

Benzer yazılar