Küçüktüm…
Çorabımız yırtılınca annem dikerdi. Dışarıda düşüp pantolonumuz yırtılınca yama yapardı.
Bazen yamadan kalp yapardı bana, bazen çiçek… Okulda arkadaşlarım o kalplere bakardı. Onlar da isterlerdi.
Ben büyüdükçe küçülen kıyafetlerim yeğenlerime, komşu kızlarına verilirdi. Kimse yadırgamaz, kimse burun kıvırmazdı.
Yemekler pişirilir, dağıtılırdı. Birlikte ağlanır, hep beraber gülünürdü.
Şimdi büyüdük…
Çorap yırtılmadan atılıyor. Çocuklar dışarıda oynamıyor. Yamalar yapılmıyor.
Okulda arkadaşlar, kıyafetin markasına göre seçiliyor.
Birbirimize kıyafet vermeyi bırakın; insana maaşına, oturduğu eve, bindiği arabaya göre tepeden bakılıyor.
Oysa ben o yamada annemin ellerinin izini görürdüm. Bir derde, sanki devasını…
Bana küçük gelen kıyafetlerimi yeğenimde, arkadaşımda gördüğümde benden bir parça, ruhumdan bir güzellik onda yaşıyor gibi hissederdim.
“Ah bak… sen ben oldun,” derdim.
Ben insanın dış görünüşüne değil, bana nasıl davrandığına bakıyorum.
Uzakta da olsa, arada aklına gelmeyi seviyorum.
Toprağa basmayı, gökyüzünü seyretmeyi, kuşları dinlemeyi ve insanların bana güler yüzle bakmasını…
İnsanı insan eden de
bütün bunlar değil mi?



Tartışma
Yorumlar
Yoruma katılın
Yorum yazmak için hesabınıza giriş yapın veya yeni bir hesap oluşturun.
Okulda arkadaşlar, kıyafetin markasına göre seçiliyor. 👌👏👏👏👏👏👏👏👏
Yanıt yaz
Yanıt yazmak için giriş yapın.
🌻🙏🏻
Insanın kürkünün ön planda oldugu gunleri yasıyoruz .Duygular ve davranıslar ikinci planda Tebrikler
Yanıt yaz
Yanıt yazmak için giriş yapın.
Maalesef😔… ama iyiler hâlâ var ümidimizi kaybetmeyelim 🌻 teşekkür ederim yorumunuz için 🙏🏻