Aslında sessiz olan gece değildir. Sessiz olan söyleyemediklerimizdir.
O an, yatağım deprem olmuş gibi sallandı. Gözlerim aşağıya yatağımın baş ucuna doğru devrildi. Ellerimle ranzama tutunup, kontrolü ele almaya çalıştım. O rahatsız edici ses zihnimde yankılanmaya başlayarak içimde sır gibi sakladığım gerçeği artık saklamamam gerektiğini bana düşündürüyordu. Yaptığı şey zihnimi ufalamak mıydı? Ya da zihnime reset attırmak mıydı? Onu tam anlamıyla söylemiyordu. Sadece ruhun hafif ve zarif şekilde olması gerektiğini, birikintileri doğaya bırakmam gerektiğini söylüyordu. Ona sana ne olarak seslenmeliyim bir adın var mı? Dediğimde.
Ben senin Elçinim. Elçinin ismi olmaz diyordu.



Tartışma
Yorumlar
Yoruma katılın
Yorum yazmak için hesabınıza giriş yapın veya yeni bir hesap oluşturun.
İlk yorum için alan hazır
Bu yazı hakkındaki ilk düşünceli yorumu siz yazabilirsiniz.