Amacım kimseyi eleştirmek değil amacım kendimi yermek.
Herhangi bir sözümden ya da virgülümden hiç kimseye mesaj verme niyetim yok.
Ben sadece kendi küçük dünyamda küçücük bir adamın laflarını buraya karalamaya çalışıyorum içimden geldiği gibi.
Kimsenin yarınlarına, hiç kimsenin hülyalarına ya da herhangi birinin arzularına yöneltmiş olduğum en ufak bir eleştiri yok.
Ben sadece kendi hayat penceremden bugüne kadar deneyimlemiş olduğum olumlu ya da olumsuz tecrübelerin neticelerinden bir perspektifi bu sütunların üzerine nakşetmeye çalışıyorum.
Doğarsın, büyürsün ve büyürken seni sevenlerin sana kattıklarıyla kendine ait dünyanı inşaa etmeye başlarsın yavaş yavaş.
Annen var, baban var; kardeşlerin var, akrabaların ve tüm sevdiklerin var.
Büyürken herkesin adım atmış olduğu zorlu yaşam patikalarından sen de ilerlersin mecburen. Öyle ya hiç kimse için toz pembe olmayan hayat yolu senin için de türlü zorlukları barındırır muhteviyatında.
Sonra Aşk denen bir duygu pençesine alır seni değişik zamanlarda ve kedinin tüketmeden önce avı olan fare ile oynadığı gibi oynar seninle; tadımlamış olduğun duyguların nicelik ve niteliklerine hiç de aldırış etmeden.
Bir bakarsın kendini üniversite amfilerinde birbirinden zorlu dersleri tüm sınıfa anlatan Profesörlerin karşısında bulmuşsun kendini.
Savaşırsın bir başarı elde etmek için ama o başarı senden sırrını saklar elinden geldiği müddetçe.
Aşk defterinin sayısız başarısız karnelerinin suratına çarpmaya meylettiği şamarların hiç birisi seni yıkmaya yetmemiştir çünkü sen tüm kalbinle kaderindekine uşaşacağına inanırsın.
Çoğusunun üniversite yıllarında bulup ettiği gibi alın yazındakini bulacağına inandırmıştın kendini belli bir müddet belki ama malesef ki senin için yazılan kaderin mahiyetinde öyle bir seçenek yok.
Ama sen hiç bir zaman o inancından vazgeçmezsin.
Meslek hayatın başlar.
Çoğunluğun yaşadığı parlak adımlar sana çok uzaktır belki ama bilirsin ki muhakkak o gidişatın seyri bir gün muhakkak değişecek.
Gurbet içerisinde gurbet yollarında düşman edinirsin kendine meslektaşlarından.
Ayağının altındaki halıyı çekebilmek için birlik eylemiş gizli düşmanların samimiyetsiz dostluklarına kaptırırsın kendini ve sanırsın ki herkeste aynı kalp var.
Oysaki bazı kalpler kinle, kıskançlıkla ve hayvanlar gibi avını paramparça etmekle meşgul eder sürekli kendisini.
Sen yaşanan her şeye olması gerektiği gibi anlamlar veremeyince senin düşmenden zevk alan hainleri dost meclisindeki şahsiyetler sanırsın.
Heyhaaaaattttt!
Onlar seni hiç bir zaman sevemediler ki...
Sen kazara yolunu bu beldelere düşürmüş, aslında bu memelekete hiç gelmemesi gereken ötekisin onların gözünde.
Evlenirsin ve hayatın sana sunduğu azıcık sevinçlerden sonra dipte açarsın gözlerinin ikisini de.
Ah ah, vah vah diyenler sarar etrafını belli bir müddet ama belki de onlardan bir tanesi senin için büyü yapmış bir şahsiyettir, bilemezsin ki....
Ta ki son nefesini vermeden evvel senden helallik isteyeceği o sarsıcı ana kadar:
Hakkını helal et be evladım, ben sana şöyle şöyle yaptıydım...
Eski imamın biri derki senin için kaşlarını çatarak " O'nun kısmeti kapalı...."
Nerden biliyorsun lan eşşek.....
Düşmenin de başka başka aşamaları var ve sen bunu uçurumun her katmanından bir aşağıdaki katmanına düşünce anlarsın acı tecrübeler eşliğinde.
Sonra bakarsın ki esas düşmanların bazıları sana uçurumun en dibine düştüğün an itibariyle sırtını dönen eski dostların imiş...
Ne oldu la?
O hayalleri birlikte kurmuyormuyduk?...
Ne güzel dünya...
İnsanlık sadece bir aşamaya kadarmış, sonrası...
Maskelerin tamamen düştüğü senin ise küllerinden yeniden doğmaya karar verdiğin o anda anlarsın ki tek dostun ALLAH!
O kadar çok başaran var ki bu dünyada mabudları PARA!
Sen ise dibin dibini gördün ama en son verdiğin ya da vereceğin tek kararın YEL DEĞİRMENLERİNE kılıç sallamak oldu.
Kim başardı?
Düşerken tüm maskelerin ardındaki çıplak suretleri gören DONKİŞOT mu yoksa mabudu ALLAH olmayan başkaları mı?
Bu dünya böyle...
Düşmeyeceksin!
Düşersen göreceklerin gerçeğin ta kendisi olacak.
Haberin olsun!
Saygılarımla





Tartışma
Yorumlar
Yoruma katılın
Yorum yazmak için hesabınıza giriş yapın veya yeni bir hesap oluşturun.
İlk yorum için alan hazır
Bu yazı hakkındaki ilk düşünceli yorumu siz yazabilirsiniz.