
İmkânsız bir imge düşünelim . Bir fil parmak ucunda yürüyor. Devasa gövdesi, toprağı titreten ayakları var ama bastığı yer çiçekleri ezmiyor. İlk bakışta bir tezat, neredeyse bir absürt bu. Oysa işte tam da bu tezatın içinde saklıdır hayatın en derin hakikatlerinden biri. En ağır olanı en hafif adımlarla taşımak zorunda kaldığımız anlar.İnsan ruhunun yüklerini düşünelim. Öfke, kırgınlık, hüzün, pişmanlık, kayıp. Hepsi birer fil gibi ağırdır. Günlük hayatın koşuşturmasında sırtımıza binen bu görünmez yüklerle yürür, bazen sendeler, bazen tökezleriz. Peki ya onları parmak ucunda taşımayı denesek? Ağırlığı inkar ederek değil ona bambaşka bir biçim vererek.
Parmak ucunda yürümek bir kaçış değil, bir dönüşüm hareketidir. Çünkü bu duruş, en baştan şunu söyler:
Ben bu ağırlığın altında ezilmeyi reddediyorum. Onunla başka türlü var olmayı seçiyorum.Örneğin inceliklerine bakalım biraz. Filin ağırlığı sabittir onu hafifletemeyiz. Tıpkı hayatın bize yüklediği büyük acılar gibi. Ancak onu taşıma biçimimiz değişebilir. Parmak ucunda yürüyen fil, sert adımlarını sessizliğe dönüştürür. Toprağı yarmaz iz bırakmadan geçer. İşte asıl güç burada gizlidir. Sessizce taşınan yük bağırarak taşınandan çok daha büyük bir zarafet üretir.Hayat bize öğretir ki en güçlü anlarımız, çoğu zaman en sessiz olduğumuz anlardır. En büyük acılarımızı fısıltıyla taşıdığımızda, o acı bir bilgeliğe evrilir. Bir filin parmak ucunda yürüyüşü gibi imkânsız görünen, belki de tam bu yüzden mucizevi olan bir şeydir bu.
Peki neyi hatırlatır bize bu imge? Hayatın en ağır yüklerinin aslında en hafif adımlarla taşınabileceğini. Mesele yükün büyüklüğü değildir mesele, o yükü hangi incelikle, hangi sessiz direnişle, hangi parmak ucu zarafetiyle omuzladığımızdır.Ağır olanı hafifletmek değil, ona hafif bir duruşla yanıt vermek. Çünkü dönüşüm orada başlar.Bir fil gibi parmak ucunda yürüdüğümüzde, artık ne tamamen ağır ne de tamamen hafif. Belki de ilk kez, olduğumuz yerde değil durduğumuz yerde dururuz.


Tartışma
Yorumlar
Yoruma katılın
Yorum yazmak için hesabınıza giriş yapın veya yeni bir hesap oluşturun.
İlk yorum için alan hazır
Bu yazı hakkındaki ilk düşünceli yorumu siz yazabilirsiniz.