Son zamanlarda, mahalle aralarında halkın kediler için verdiği emekleri taktir etmiyor değilim.
Bu sevimli dostlarımız için, maddi manevi emek sarf ediyorlar. Onlar için harcanan mesailere yakinen şahit oluyoruz.
Bu arkadaşları ben de çok seviyorum, onlarla muhabbet ediyorum, besliyorum, seviyorum, onlar da beni sabahları evden çıkarken yolcu ediyorlar, günaydın diyorlar.
Bizim apartman da bir tane İbo muz var, diğer adı ile çinakop, mahallenin efesi, apartmanın önünden geçen alman kurtuna dahi kafa tutuyor, merdivende uzanmışsa üzerinden atlayın rahatsız etmeyin lütfen. Kendisi ile tek sorunumuz, sabaha karşı 4 5 gibi miyavlayarak bizleri uyandırması. Birde uygunsuz yerlere bıraktığı idrar kokusu.
Evet bu arkadaşlarımızı çok seviyorum, ama her taraftaki toplu konutlarından yayılan kokulardan da biraz rahatsızım. Boş bulunan her yerde kedi toplu konut merkezleri kuruluyor. Şikayet edenler hain olarak adlandırılıyor, mahallede istenmeyen kişi oluyor. Hatta bu dostlara yanlışlıkla pişt diyenler tehdit ediliyorlar.
Mahallede, apartman içinde, komşular arasında kavga sebebi oluyorlar.
Kedilerimiz, gittiğimiz bir çok lokantalarda, pastanelerde, hastane acillerinde, konser salonlarında bizlerden önce yer alıyorlar. Hatta zaman zaman sahnede en önden yer tutup protokolün bile önünden izliyorlar.
Bu arkadaşlara fareleri sorduğumuzda da, mahalleden arkadaşımız diyorlar. onlarla abi kardeş olarak yaşamayı benimsemiş durumdalar.
Yemek bulmak gibi bir dertleri olmadığından tek sorunları çiftleşmek olan bu dostlarımız ile kavgasız yaşamanın bir yolu yok mu dur?





Tartışma
Yorumlar
Yoruma katılın
Yorum yazmak için hesabınıza giriş yapın veya yeni bir hesap oluşturun.
İlk yorum için alan hazır
Bu yazı hakkındaki ilk düşünceli yorumu siz yazabilirsiniz.