Günümüzden yaklaşık yüz kadar yıl önceki zamanlarda yaşamakta olan insanların meslek erbapları arasında son derece insancıl ve olabildiğince de ahlaki bir davranış vardı. Şöyle ki; aynı mesleğin komşu esnaflarından birisi gün içerisinde normal seyrini devam ettirirken komşu esnafının daha henüz siftah bile yapamadığını keşfettiği andan itibaren kendisine gelen müşterilerine '' Ben bugünkü kotamı doldurdum. Şu arkadaşa gidin lütfen!'' diye yönlendirmelerde bulunarak, komşu meslektaşının da iş yapmasına vesile olurlarmış.
Gelelim o zamanlardan yaklaşık yüzyıl sonraki zamana, günümüzün dünyasına!
Bugünün dünyasında ne yazık ki o zamanların o hassas insanları hiç bulunmadığı gibi, bulunsa bile o insanlardan hemen hiç kimsecikler haberdar değil. Ve bugünün dünyasında ki vahim portre tam olarak şu: Aynı mesleğin iki komşu erbabı arasında günlük 300 iş potansiyeli varsa, bu iki komşudan iş yapanı o 300 işin tamamını kapmaya son derece aç bir pozisyonda bulunurken, komşusunun iş yapıp yapamadığı ile ya da siftah yapıp yapamadığı ile asla ama asla ilgili değil!
Ahlak nedir yahu, ahlak nedir?
Ahlak sadece dilini korumak ve ırzını korumaktan mı ibarettir?
100 yıl önceki zamanların ahlaklı insanları nereye gittiler? Uzaya mı, Mars'a mı?
Hiç bir insani değere sahip olmayan insanlık dışı bir yaratığın herhangi bir mesleğin etik ve deontolojik değerlerine riayet edeceğinden bahsedilebilir mi? Bahsedilse bile bunun bir anlamı olabilir mi?
Geçmişin dünyalarında yeryüzünden kalkmamış olan selam vermek gibi, komşuluk ilişkileri gibi bir çok insani değerin o zamanki insan yaşamlarına hakim olduğu için herkes birbirini tanır ve herkes komşusunun ne yapıp ne yapmadığını çok iyi bilirdi ve o bildiğine göre de insanlığını ortaya koyardı.
Bugünün dünyasında ise insani vasıfların hemen hemen tamamı yeryüzünden kalktığı için aynı mesleğin ya da aynı meslek erbapları olmasalar bile komşu esnafların birbirlerinden zerre haberleri yok. Ve işin en kötü tarafı da bu durum hiç kimseyi rahatsız etmiyor.
Yani demiyor ki insanlar '' Hızla uçuruma koşuyoruz, bir an evvel kendimize çeki düzen vermemiz lazım. Ne oldu bize yahu?''
Hadi diyelim insani vasıfları kaybettik; sorgulama, düşünme ya da muhakeme etme kabiliyetlerimizi de mi kaybettik?
Kapitalist sistemin en acımasız kavramlarıyla hareket edince külliyen bir yok oluşa doğru ilerlediğimizi hiç birimiz göremiyor muyuz?
Herhangi bir meslekte gelir getiren akış kanallarının tamamına hakim olarak kendinden başka diğer tüm meslektaşlarının sinek avlamasına sebep olmak ahlaksızlık değil midir? Buna aynı zamanda hırsızlık denmez mi?
Gözünü sevdiğimin kapitalist düzeni, senin sonun geldi ama yok ettiğin insanlıktan nemalanmaya çalışanlar sana tapmaktan vazgeçmiyorlar. Neden?
Herhangi bir mesleğe sahip olan insanın o meslekle ilgili pratik ve teorik açılardan bir çok eksiği olabilir ama günü geldiğinde o eksikler düzeltilip o meslek sahibi kişi en verimli hale gelebilir. Ama aynı mesleğin insani ve ahlaki bütün değerlerini kaybetmiş bir mensubunun çaldıklarından ve gasp ettiklerinden sonra üzerinden ne kadar zaman geçerse geçsin o kişinin düzelmesi mümkün değildir.
Devlet memuru olduğu halde serbest meslektaşlarının ekmeğini çalmaktan utanmayan ve usanmayan ahlaksız bir insanın sahip olmuş olduğu herhangi bir mesleki etik ve deontolojik değerinden bahsedilebilir mi?
Malesef ki çok uzun zamandır sürmekte olan bu çarpık düzen hiç gaz kesmeden tam gaz şeklinde devam etmekte ve insanları mesleki etik ve deontolojik açılardan eleştirmekten utanmayan hırsız ya da hırsızlar güruhu, ömürleri boyunca sahip olamadıkları insani ve ahlaki değerlerin farkında bile olamamaktadırlar.
Bir meslek erbabını ekarte edebilmek için her yolun mübah sayıldığı eylemler bütününün ekmek kavgası(!) olarak adlandırılmasından bugünün dünyasının insanları olarak halen daha utanamıyorsak, kendimize insan demekten utanalım artık.
Bizler insan olmayı çoktan terk etmişiz.
Hemen hemen bütün meslekler için söz konusu olan robotlar tehlikesi ( robotların çok kısa bir zaman içerisinde insanların elinden bütün meslekleri alacağı bahsediliyor) sence neden herkesin kapısına dayanmış çok ciddi bir tehlike olarak kendini göstermekte?
Cevabını ben vereyim: İnsan olmayı başaramazsan her şeyini elinden alırlar!
Muhyiddin Arabi'nin dediği söz aynen bugünü tarif ediyor:
'' Sizin taptığınız, benim ayamın altındadır!''
Saygılarımla.


Tartışma
Yorumlar
Yoruma katılın
Yorum yazmak için hesabınıza giriş yapın veya yeni bir hesap oluşturun.
Unutturulanları hatırlatan çok güzel bir yazı olmuş yüreğinize sağlık saygılarımla 👏👏
Yanıt yaz
Yanıt yazmak için giriş yapın.
Teşekkür ederim. 2019 yılından itibaren hızla yok oluşa koştuğumuz bir istikamette birilerinin de duyulmak istenmeyenlerden bahsetmesi gerekiyor diye düşünüyorum, o niyetle...
Haklısınız