Şiirlerim öğretti bana,
okuduğum kitaplar değil yalnızca.
Bazı insanların altını çizmemek gerektiğini mesela.
Ne kadar güzel cümleler kursalar da
sonunda insanın içinde
kötü bir dipnot gibi kaldıklarını.
Ben çok inandım kelimelere.
Bir insan “kal” dediğinde kalınır sandım,
“gitmem” dediğinde
kapının artık lüzumsuz bir eşya olduğuna inandım.
Meğer bazı sözlerin evi yokmuş.
Bunu geç öğrendim.
Şimdi içimde küçük bir kütüphane var;
raflarında yarım kalmış insanlar,
kapağı güzel diye aldığım hayal kırıklıkları
ve bir daha okumam dediğim hâlde
geceleri gizlice açtığım birkaç eski yara.
Şiirlerim öğretti bana,
insan en çok kendinden eksilince büyürmüş.
Bir sabah aynaya baktım,
yüzüm yerindeydi
ama eski ben yoktu.
İyi ki de yoktu.
Bazı kadınlar küllerinden doğmaz sevgilim,
bu biraz fazla masalsı.
Bazı kadınlar
kendi küllerini süpürür,
pencereyi açar
ve hiçbir şey olmamış gibi
kahvesini koyar.
Ben galiba
öyle iyileştim.




Tartışma
Yorumlar
Yoruma katılın
Yorum yazmak için hesabınıza giriş yapın veya yeni bir hesap oluşturun.
İlk yorum için alan hazır
Bu yazı hakkındaki ilk düşünceli yorumu siz yazabilirsiniz.