toprağın üşüdüğü yerde açtın sen,
ben üşümekten yorulurken hâlâ tutuyordun
köklerini
sanki dünyaya inat
kimseye söylemediğin bir direncin vardı.
renklerin solmadı hiç,
ben içimde kaç kez kış yaşadığımı
sayamazken
sen her rüzgârda biraz daha büyüdün;
biraz daha öğrendin
kimseye yük olmadan nasıl ayakta kalınır.
bir çiçekten fazlasın sen,
her soluşumda içimdeki sessizliği
yeniden yeşerten bir hatıra gibi.
bir yanın hep hüzün,
bir yanın hep umut
ikisini de saklayan o kırılgan taç
yapraklarında
gizli bir sabır var;
kimse görmese de kendini tamamlayan bir
güç.
belki de bu yüzden dokunamam sana,
korkuyorum parmak uçlarımda
mevsimleri değiştiririm diye.
sen orada, soğuğun tam ortasında
bir tek kendine yaslanarak durmayı
biliyorsun;
bense hâlâ öğreniyorum
insanın bazen kimseyi çağırmadan da
kök salabileceğini.
ama kasım patları hâlâ ayakta
soğuğun tam ortasında rengi solmadan
duruyor;
ben de öyle duruyorum şimdi
ne sende kaldım, ne kendimden vazgeçtim.
sadece bir an, tenine dokunmuş bir geçmişi
utangaç bir çiçek gibi içimde saklıyorum.
.ve ben bütün soluşlarımın arasından yine
kendime dönmeyi senden öğrendim,
kasımpatı.


Tartışma
Yorumlar
Yoruma katılın
Yorum yazmak için hesabınıza giriş yapın veya yeni bir hesap oluşturun.
İlk yorum için alan hazır
Bu yazı hakkındaki ilk düşünceli yorumu siz yazabilirsiniz.