YazYorum
Öykü29 May 2026

kOkUsUz

İki kişi olabilene dek, adı olmayan bir şeyi en iyi kim anlayabilirdi?

Pınar Çakılkaya/aslindainsan|29 Mayıs 2026|2 dk okuma
124 görüntülenme|0 yorum

Issız bir hikâyeye yol alırken...

Bir yıl geçmişti aradan. Kendisinin başka bir şeye dönüşümünü anlatmıştı O’na gönderdiği kapalı zarfta. Bir de not iliştirmişti, sadece O’nun için.

Bir kâğıtta vefa...

İki kişi olabilene dek, adı olmayan bir şeyi en iyi O anlayabilirdi.

Aslında bir hayatı isterken ve beklerken, başkalaşan hayallerden ibaretti her şey.

Beraber uyudukları uykusuz bir gece; babasının hikayesini anlatmasını istedi O’ndan. Başkalarından da dinlemişti bu hikayeyi ama bunu O’na söylemedi. Anlatırkenki sesini duymak, çocuk bakışını görmek istiyordu. Belki de sadece babasını anlatırken böyle çıkıyordu sesi, gözleri bir kayboluyor bir gülümsüyordu. “Bunu hatırladın demek” diyerek anlatmaya başladı, yarı sarhoş ama giderek açılan bir ses tonuyla, sarılarak, yağmurun sesinde ve güvende...

“Söylesene seninki nasıl bir öykü” dedi O, babasının hikayesi bittikten sonra. “Basit ama derin bir geçmiş... Şimdilerde takvimlere sığmayan bir dönem; ideallerimi uğurluyorum kendimce” dedi, sonrası sessizlik...

Sonra hayatlarının dalgınlığını, yorgunluğunu ve masumiyeti konuşmaya başladılar. “Yüzündeki gece karanlığı, gölgeyle ışığın dengesi gibi” diye geçirdi aklından. O’nun bir yanı başkalarının gecesindeydi, biliyor ama yine de güvenmek istiyordu...

Birden “Kokun yok senin” dedi O’na. “Bir daha bak” dedi O ve boynunu uzattı kokusu için. “Hayır, yok işte, kokusuzsun sen” dedi O’na. Uykusu yarım kalmış yüzlere bırakmıştı kokusunu…sarhoşken, hatırlamazken nice renksiz bir dolu kadın suretine; kokusu yoktu artık, tensizdi.

Bu, beraber uyudukları son geceydi. O’ndan uzak, sarsak adımlarla aylar geçti. O’na kendinin bir tarafından hiç bahsetmemiş başkası vardı, bunu görmüştü. Terk ettiklerine dair aşka borcunu ödedikten sonra görürdü belki, bulabilirdi.

Umarsız ve küçücük bekledi.

Bir gün dediler ki “O gitti”. Gidenin ayak sesleri ağır gelir böyle zamanlarda, özellikle söylemedikleriniz varsa, belirsiz birkaç cümle kalır geriye.

O’na göre olmayan olumlamalar geride, yine başkalarının gecesine kalmıştı.

Ta ki İki kişi olabilene dek...

Uzun tutulmayan bir veda ise en güzeliydi...

 

Tartışma

Yorumlar

0 yorum

Yoruma katılın

Yorum yazmak için hesabınıza giriş yapın veya yeni bir hesap oluşturun.

İlk yorum için alan hazır

Bu yazı hakkındaki ilk düşünceli yorumu siz yazabilirsiniz.

Devam et

Benzer yazılar

Öykü22 Haz 2026

Fırtınadaki Tüy

Taşranın sert, baskıcı ve şiddete meyilli hiyerarşisinde büyüyen küçük bir çocuk haksızlıklara tanık olur. Kalabalığın içindeki yalnızlığını anlatıyor.

Yuzika·4 dk·6·587
Öykü22 Haz 2026

Şener Bey'in Vefası

Pandemi günlerinde Sevda’nın ailesiyle yaşadığı zorlu süreçte, komşuları Şener Bey ve Nergis Hanım’ın maddi ve manevi destekleriyle hayatın nasıl değiştiğini anlatan dokunaklı bir hikâye. Çanakkale’den Edremit’e uzanan umut yolculuğu.

Sevgi Seçen·2 dk·3·172
Öykü20 Haz 2026

Benim Çocuklarım 2: Tayfanın Karası

Bu tarım düzeninde çocukların oyun oynaması "gereksiz enerji kaybı" olarak görülür; çocuklar erken yaşta tarlalarda traktörlerin, yabalardan çıkan kıvılcımların arasında birer işçi ("tayfa") olarak çalışır.

Yuzika·5 dk·6·480