YazYorum
Şiir8 Haz 2026

Kurbanlar Labirenti

Bazı şiirlerin özeti olmaz.

Ayşenur Özkan|8 Haziran 2026|1 dk okuma
312 görüntülenme|2 yorum

​Her yolun sonuna bir duvar,

Duvarın ardına bir hayal koymuşlar.

Yıkmaya çalıştıkça kaybolduğun,

Devasa bir labirent yaratmışlar.

​"Sağın solun çıkmaz sokak" diyenler,

Çıktığın her sokakta başka bir bilinmeze sebep olmuşlar.

Sanki onca labirenti çözen sen değilmişsin gibi, ardından arsızca kahkaha atmışlar.

​"Taş olsa çatlar" dedikleri her şeye göğüs geren, o mağrur yanına haksızlık etmişler.

İnsan olduğunu unutmuşlar; kendini insan sananlar...

​Şimdi dönüp baktığında geride kalan bir çocuk,

Elleri kolları kan revan içinde, nefes nefese kalmış, sana bakıyor buğulu gözlerle.

Saçları gür ve dalgalı, lâkin bir o kadar dağınık...

​Bir nefes çekerken içine, sızlıyor sol yanın,

Anlıyorsun ki sensin o;

Yıllar önce amansız bir savaşa başlayan çocuk.

"Savaş bittiğinde mutlu olurum" zanneden temiz yürek,

İşte tam orada, zamanın ötesinden sana bakıyor.

​Karşısında yirmi beş yaşında bir kadın...

Yüzündeki o eksilmeyen merhametle gözlerindeki o silinmeyen yorgunluk yan yana.

Dizlerinin üzerine çöküyor kadın, çocukluğun önünde.

​Koskoca bir labirentin kurbanları ikisi de...

​Ve sessizlik yırtıyor duvarları,

Kadın çocuğun kanayan ellerini tutuyor,

Çocuk kadının yorgun gözlerinde gözyaşı oluyor.

Bir mağlubiyet değil bu, bir teslimiyet değil;

Yaraları aynı, aynası aynı iki yabancı...

​Zaman duruyor, labirent susuyor,

Yirmi beş yaşındaki o kadın,

Kendini o çocuğun göğsüne gömüyor.

​Aslında çare dediği şey duvarları yıkmak değilmiş;

Çare, o labirente rağmen o çocuğa sarılabilmekmiş.

İşte tam oradayken savaş bitermiş.

Tartışma

Yorumlar

2 yorum

Yoruma katılın

Yorum yazmak için hesabınıza giriş yapın veya yeni bir hesap oluşturun.

Devam et

Benzer yazılar