Bu yazıyı okumaktan ya da okunmasından ziyade zihin jimnastiği olsun diye kaleme alıyorum. Hani inananlar olarak bizler ( inanmayanlar için sözüm yok ) sevap ve günah arasında ömrümüzü tüketip sonucunda toplayacağımız puanlarımızla ödül ya da cezalara kavuşacağız ya; peki aynı sistemin başımıza gelen musibetler, hastalıklar yada başarı-başarısızlıklar içinde söz konusu olduğunu baz aldığımızda doğruya parmak bastığımızı söyleyebilir miyiz?
Yani doğumumuzdan ölümümüze kadar yürümüş olduğumuz yolda yapmış olduğumuz her bir iyiliğin ya da kötülüğün matematiksel bir değeri olduğunu ve kader patikalarımızda attığımız her adımın matematiksel olarak toplama ve çıkarma işlemleri sonucunda tekabül eden rakamlar üzerinden hayatımıza yansımalarda bulunduğunu bir düşündüğümüzde insan yaşamı nasıl bir perspektife göz kırpar acaba?
Mesela hiç tanımadığın bir insana gülümsedin, değeri +100 puan.
Ev arkadaşını bir sözünle incittin, değeri -250 puan.
Hayatında ki herhangi bir insana sırf o mutlu olsun diye " Seni Seviyorum" dedin, değeri +500 puan.
Sokaktaki bir hayvanı bir öğünlüğüne de olsa doyurdun, değeri +1500 puan.
Stadyumda rakip takım aleyhinde yapılan küfürlü tezahüratlara eşlik ettin, değeri -500 puan.
Kanser hastası bir tanıdığın kurtulsun diye didindin durdun ve sonunda da onun kurtulmasına aracılık ettin, değeri +15 000 puan.
Trafik kazasında anne babası ölmüş bir çocuğa sahip çıkıp her şeyini üstlenip onu ailene kabul ettin, değeri +55000 puan.
Niyetin öyle olmasada ufak bir kavga içerisinde münakaşa edip fiziki müdahalelerde bulunduğun herhangi bir insanın ölümüne sebep oldun, değeri -300000 puan.
Trafikte ufak büyük hata kusur işleyen diğer şoförlere yönelik olarak defalarca sövüp saydın, değeri -35000 puan.
Annene sürekli harika davranıp onun hayır duasını aldın, değeri +500000 bin puan.
Babanla geçinemedin ve sonunda onun bedduasını aldın, değeri -1500000 puan.
Küs olan iki insanı barıştırdın, değeri +333000 puan.
Hırsızlık yaptın, değeri -500000 bin puan.
Kibirlendin, değeri -1500 puan.
Kardeşinin kalbini kırdın, değeri -3000 puan.
Bir kişiyi öldürmek isteyen kişiyi engelleyip, öbür insanın hayatını kurtardın, değeri +3 Milyon.
Annen-baban, kardeşlerin ve akrabalarınla irtibatını koparttın, değeri -1,5 Milyon.
Bir yetimin malını yedin, değeri -2 Milyon.
İntihar etmek üzere olan bir insanı ikna edip hayata döndürdün, değeri +5 Milyon.
Şiddet mağduru bir kadının kurtulmasına vesile oldun, değeri +3 milyon.
Gibi, gibi...
Şimdi gelelim kader yolumuzda ki basit matematiksel hesapların ( toplama çıkartma ) sonucuna göre çıkan puanların karşılıklarına.
+500 puan, iyi yaşam.
+1000 puan, huzurlu aile ortamı.
+2000 puan, iş hayatındaki başarı.
+3000 puan, psikolojik hastalıklardan ari olmak.
+5 Bin puan, maddi darlıkla karşılaşmamak.
+10 Bin puan, hiç baş ağrısı çekmemek.
+15 bin puan, hiç bir hastalığa yakalanmamak ya da yakalanılsa bile hemen iyileşmek.
+30 bin puan, belli bir hayat konforunun üzerinde yaşamak.
+50 bin puan, sen fark etmesen bile sürekli korunan insan olmak.
+100 bin puan, hayatının hiç bir anında zorluklarla karşılaşmamak.
+500 bin puan, toplumun bildiği, sevdiği ve saydığı örnek bir konuma ulaşmak.
+3 milyon, hiç bir zaman bileği bükülmeyecek büyük bir lider olmak.
+5 milyon, dünyayı kurtaracak kadar basiretli, kuvvetli ve dirayetli kişi olup, tüm imkanlara haiz olmak.
-100 puan, iç huzuruna ulaşamamak.
-1000 puan, her işinde sıkıntı yaşamak.
-5 bin puan, başarısızlıkta kalıcılık eylemek.
-10 bin puan, etrafında sevilmeyen ve istenmeyen insan olmak.
-50 bin puan, elini attığın her şeyi kurutan kişi konumunda yaşamak.
-100 bin puan, basit hastalıklardan başını kurtaramamak.
-500 bin puan, trafik kazası gibi büyük kazalara bulaşıp, maddi manevi streslerin içerisine hapsolmak.
-1 milyon, şerli insanların dikkatinden kaçamamak.
-3 milyon, her şeyini kaybedip kurtuluş yollarını bulamamak.
-5 milyon, kanser başta olmak üzere sayısız musibetlere muhatap olup, çözümü intiharlarda arayan kişi halinde yaşamak.
Yazdığım hiç bir şey verilmiş bir hüküm değildir, tamamen uydurup durdum ama bunu yaparken de bir perspektifin kapısını aralamaya çalıştım.
Kastım şu; yaptığımız ya da yapmadığımız her şeyin sonucunda kaderimizin farklılaşmasına sebep olabilecek olan basit matematiksel işlemlerin sonucunda hayat adımlarımızın ve kavuştuğumuz ya da kavuşacağımız sonuçların farklılaşabileceği bir gerçeklik ile iç içe yaşıyor olabiliriz ( bana göre öyle ama bu konuda farklı düşünenler olabilir).
Yani ben ne yaparsam yapayım konforum hiç değişmez, ben o kadar çok çalışıyorum ki çalışmalarımın karşılığını muhakkak yiyeceğim gibi kendinden çok emin kabullerle yol aldığında umduğun portrelere ulaşamayınca varmış olduğun sonuçlara sebep olabilecek olan farklı ayrıntıların var olabileceğini hesap etmek kendimize çeki düzen vermek anlamında işe yarayabilir.
Yani kırdığın bir kalp basiretini bağlayabilir.
Ağzından çıkarttığın bir küfür iş hayatını alt üst edebilir.
Ya da çaldığın herhangi bir şey ilerde mide kanserine yakalanmana sebep olabilir.
Nihayetinde her şeyi yoktan yaratan bir ALLAH var, her şey O'nun elinde, bizim değil...
Saygılarımla
( Not: Tabiki her şeye bu gözle bakılmaz, her şey iyilik ve kötülük kıstasları altında değerlendirilmez ve bu konunun bir çok istisnası mevcuttur. Yani her kanserli olan kötü insan değildir, her harika şartlar içinde yaşayan da iyi insan değildir. Örneğin; Gazzeli kardeşlerimiz kötü değildir, Saddam ve benzerleri de iyi değildir. Sadece genel bir çerçeve ile yazı yazdım... Eyüp Peygamberimiz sayısız hastalığa maruz kalmış; benim anlatmaya çalıştığım şeyin amacı başka... )





Tartışma
Yorumlar
Yoruma katılın
Yorum yazmak için hesabınıza giriş yapın veya yeni bir hesap oluşturun.
İlk yorum için alan hazır
Bu yazı hakkındaki ilk düşünceli yorumu siz yazabilirsiniz.