Kelimeler suretin dahilinde değilse
o halde hakikat; söylenmemiş olanın ağırlığındadır.
Bazen bir şeyi anlatmanın tek yolu, onu kelimelere hapsetmemek olduğu gibi, gizli bırakmaktır.
Çünkü kelimeler suretin dahilinde değilse,
geriye kalan tüm harfler sadece birer gürültüden ibaret olur
İşte bu gürültüyü susturabildiğimiz o sınırda, anlamın kendisi başlar.
Bir gün
yolu hepsinden arındırarak yaşamayı seçersek… belki
Belki o noktada karşılaşırız kendi karanlığımızla.
Sürekli arkamızı dönüp gittiğimiz o kuytu köşe ile.
Ve belki o noktada çıkarırız kendimizi; olmazlardan, yokluklardan.
Ve belki — tam o noktada — anlarız:
kaçtığımız aslında dışarıda bir gölge değil,
kendi içimizde sabırla bekleyen o kuytudur.
Karanlık, ışığın düşmanı değil; henüz keşfedilmemiş yarısıdır.
Kendi sesimize döndüğümüzde, başkalarının gürültüsüyle ördüğümüz olmazlar birer birer çözülür.
Yokluk artık bir eksiklik değil nefes aldığımız o geniş boşluktur.
Ve nihayet, arındığımız o sessizlikte varırız kendimize.
Yorgun; ama dürüst.
Kırık ama bütün.





Tartışma
Yorumlar
Yoruma katılın
Yorum yazmak için hesabınıza giriş yapın veya yeni bir hesap oluşturun.
İlk yorum için alan hazır
Bu yazı hakkındaki ilk düşünceli yorumu siz yazabilirsiniz.