Yıllar boyunca seni her notada, her bestede aradım. Oysa etrafa dağılmış nota kağıtlarının arasında senden hiçbir iz yoktu. Sonra fark ettim ki sen, bir şiirin satırları arasında duruyordun. Mısralar üstüne örtü olmuş, seni gizlemişti. Gün olup başını alıp gittiğin dizelerin arasında mıydın? Gözlerini kapatıp kalabalık şehri dinlediğin o şiirin sokaklarında mı? Yoksa ömrü yolun yarısına getiren kelimelerin o büyüleyici dansında mı?
Ne fark ederdi ki... Hangi şiirin koynunda, hangi şairin kaleminin ucundan sızarak saklanırsan saklan; sonuçta sen, tüm satırların arasında boynu bükük, devrik bir cümle olarak kalmadın mı?
Şiirleri çok severim ben, bilirsin; bu yüzden seni bulabilmek için satır satır, dize dize okudum tüm şiirleri. Gizlenen duyguların parmakları saçlarımda dolaşırken, ben başımın üstünde uçuşan o mavi günlerin içinde seni arıyordum. Olur da ağlarsın ve sesin mısraların arasında yankılanır diye sayfalarca yürüdüm. Çok uzaklardan gelen uğultuların içinden senin sesini seçmeye çalışıyordum. Oysa sen, tüm karanlığınla o kifayetsiz kelimelerin ardına gizlenmiştin. Sana epeyce yaklaştım aslında; fakat yaklaştıkça, her şeyi açıkça söylemenin pek de mümkün olmadığını öğreniyordum.
Bir çocuk gibiydin; ne anlardın sevgiden? En ufak bir telaşta, hemen mısraların arkasına saklanıverirdin. Yürek sızlatan derdimi, senin sığındığın o ürkek kelimelere anlatmak ne zordu... Koca şiirler okundu, bitti ve sen yine o güzel havalarda yazılan şiirlerin çıkmaz sokaklarında kayboldun. Senden bir dize, bir iz bulabilmek için aylar boyu cadde cadde dolaştım; ama yoktun dörtlüklerin arasında. Anladım ki sana ulaşabilmek için, bu sokaklarda önce şair olmak gerekiyormuş.
Kim bilir, belki bir gün ben de seni saklandığın yerden çıkaracak ya da seni sonsuza dek içine gömecek o şiiri yazarım...





Tartışma
Yorumlar
Yoruma katılın
Yorum yazmak için hesabınıza giriş yapın veya yeni bir hesap oluşturun.
İlk yorum için alan hazır
Bu yazı hakkındaki ilk düşünceli yorumu siz yazabilirsiniz.