Bir hikayeyi okuyup bitirdikten aylar, hatta yıllar sonra bile zihnimizde dönüp duran şey genellikle olay örgüsü değil, hikayenin kahramanlarıdır. Raskolnikov’un vicdan azabıyla odasında sarsılışını, Madam Bovary’nin çaresiz çırpınışlarını unutamayız. Peki, bu kağıttan insanları bizim için bu kadar gerçek, neredeyse canlı kılan sır nedir?
Cevap oldukça yalın: Kusurları.
Pek çok yazar adayı, ilk metinlerinde hayran olunası, güçlü, her zorluğun üstesinden gelen kusursuz kahramanlar yaratma eğilimindedir. Halbuki kusursuzluk, edebiyatın en büyük düşmanı. Kusursuz karakterler sadece karton figür olarak kalır; çünkü gerçek hayatta hiçbirimiz öyle değilizdir.
Çelişkilerin Gücü
Bir karakteri derinleştirmek, ona birbiriyle çatışan özellikler yüklemekle başlar. Çok cesur bir karakterin aynı zamanda ölümcül bir korkusu olabilir mi? Ya da hayatı boyunca adaleti savunmuş bir insan, köşeye sıkıştığında bencilce bir yalan söyleyebilir mi?
İşte edebiyat tam olarak bu kırılma anlarında, insanın kendi içiyle yaptığı savaşta başlar. Karakterlerinize zayıflıklar, kırgınlıklar ve sırf insan oldukları için yapacakları hatalar bağışlayın. Okur, kahramanın gücüne değil, onun düştüğü yerden kalkma çabasına veya düşerken hissettiği derin sızıya aşık olur.
Odada Kimse Yokken
Bir karakterin kim olduğunu, kalabalıklar içindeki konuşmalarından ziyade, yalnız kaldığı anlardaki davranışları anlatır. Odasında yalnızken aynaya nasıl baktığı, ellerini cebine koyma şekli, bir vedanın ardından sigarasını yakışı veya hırsla kapıyı kapatışı...
Onları sadece olayların akışına bırakmayın; sessizliklerine, donup kaldıkları boşluklara da alan açın. Kelimelerle bir beden inşa ederken, bedenin içine çelişkilerle dolu bir ruh üfleyin.
Yakında ''Yazıyorum'' çatısı altında yapacağımız çalışmalarda, sadece kağıt üzerinde yaşayan değil, okurun zihninde nefes alıp veren karakterleri nasıl inşa edeceğimizi, onların iç dünyalarındaki gizli odaları nasıl aralayacağımızı adım adım konuşacağız.
Sizin en çok bağ kurduğunuz, kusurlarıyla ve zayıflıklarıyla zihninize kazınan unutulmaz edebi karakter kim? Yorumlarda buluşalım.





Tartışma
Yorumlar
Yoruma katılın
Yorum yazmak için hesabınıza giriş yapın veya yeni bir hesap oluşturun.
kırmızı kitaptaki jung, nietzsche'nin zerdüştü, dazai'nin yozo'sunun sevilme ihtiyacını aşabilme yolundaki karikatürize hali, werther'in bana göre narsist aşk anlayışı. o kadar çok ki..
Yanıt yaz
Yanıt yazmak için giriş yapın.