YazYorum
Deneme14 Eyl 2026

Türk Dili

Tabelalardan saçan yozlaşma

Sefer Eroğlu|14 Eylül 2026|2 dk okuma
184 görüntülenme|4 yorum

Bu yazıyı klasik bir Türk Dili anlatısı ya da tarifnamesi yapmak için değil, neredeyse ülke toprakları üzerindeki tüm iş yeri tabelası isimlerinden taşan yozlaşmanın güzelim dilimizi nasıl paramparça ettiğinden dem vurmak için kaleme alıyorum.

Kendi meslek camiamı da ayrı tutmamak üzere hemen hemen tüm meslek iştiraklerini ele geçirmiş olan bu büyük yozlaşı sağanağı, önünde engel tanımayan bir Nuh Tufanı gibi dilimizin her türlü savunma hatlarını paramparça yapmaktadır.

Zamanında Mustafa Kemal ATATÜRK'ün duruma şiddetle müdahale ettiği gibi bugünümüzde de aynı şiddetli müdahale kesinkes gerekmektedir ancak bu acınası hali kaale alan pek çıkmadığı gibi dilimize yapılan bu suikastlerden dert duyup tasalananları da bulmak çok da kolay değildir bugünlerimizde.

Tabelalar şunu haykırmaktadır avaz avaz:

Savaş meydanlarında bu ulu milletin bileğini bükemeyen yedi düel, tabela dillerini kendilerine benzeterek bizi yenmiş ya da yenmek üzeredir neredeyse.

" Savaşı savaş meydanlarında değil, düşmana benzediğiniz gün kaybedersiniz" düsturu istikametinde Zafer, düşmana nasip olmak üzere yola çıkmıştır bu günlerimizde bağıra çağıra.

Ekonominin dillere destan feceat bir hal aldığı günümüzde ülkemizin Savunma Sanayisindeki sayısız yenilik ve başarılarıyla gurur duyup ALLAH'a sonsuz şükürlerimizi yaparken, ülke içi tabela varlıklarımızın yüzde 99'unun düşmana boyun eğmiş bu acı hallerini görmezden gelme sebebiyle geri dönüşü olmayan acı bir yola çoktan girdiğimizi görüyoruz ne yazık ki.

Küresel marka isimlerinden dem vurmuyorum burada.

Belki denir ki kapitalist sistemde bu tavizleri vermek şarttır.

Eyvallah!

Ammavelakin durum küreselci firmaları çok aşmış durumda.

Bugün üniversiteyi bitirip iş yeri açma hakkı kazanan tüm meslek sahipleri de, meslek liselerinden mezun olup aynı haklarını kullanan tüm herkesler de; belediye ya da ilgili meslek kuruluşlarının kurslarını bitirip iş yeri açma hakkını kullanan herkes de aynı azimle hareket ediyor:

İngilizce ya da başka bir dilin AFİLLİ bir ismiyle işletme tabelalarını süslemek!

Bu az buz değil, bu, bugün tam bir ihanet haline kavuşmuştur ne yazık ki.

Bazılarının sapkınca söylediği "Benim vücudum, benim kararım " istikametinde adım aldıklarını öngörmekte zorlanmadığım işletme sahiplerine bu duruşlarının ihanet duruşu olduğunu birisinin ya da birilerinin anlatması lazım.

Bana göre durum öyle bir hal almıştır ki ne yazık ki çok geç kalınmış olunan engelleme ya da müdahale etme zamanlarının dönüşümsüz şekilde çok ama çok ileri noktalarında bulunduğumuz için bu saatten sonra durumu düzeltmek neredeyse imkansız.

Umutsuz olmamak gerekir pek tabi ama bu illetten kurtulmak hiç kolay değil.

Ülkemizde ne işe yaradığını anlamakta zorlandığım TÜRK DİL KURUMUNUN, iş yeri tabela dillerinin bu feceat durumuna gözlerini kapatmış olması hiç bir şekilde kabul edilecek bir durum değil.

Dilini, dinini, kültürünü elinden aldığın milletler yaşayamaz!

En fazla köle olabilirler sadece!

Tabela deyip geçme, tabela her şeydir...

Saygılarımla


Tartışma

Yorumlar

4 yorum

Yoruma katılın

Yorum yazmak için hesabınıza giriş yapın veya yeni bir hesap oluşturun.

Devam et

Benzer yazılar