İstanbul, tıpkı bir ayna görevi görüyor kendisine bakanlara... Hüznü kuşanmış bir çehreye verdiği karşılığı, parlayan gözlere verdiği karşılık ile tamamen zıttır bu şehrin. Aslında şehir durağan ama ruh özgür bu şehirde...
İstanbul'un her zerresi için bu varsayım gerçek değil elbette, lakin Üsküdar bir başka...
Ayna görevi dedik ya, tam da Üsküdar karşılıyor bu tanımı. Hangi duygularla bakılırsa bakılsın insana kendi içini yansıtıyor. Sahil, insanın içine yol alan bir köprü vazifesi görüyor adeta... Aynalar da var olan kırıklıklar gibi o da seni sana sunarken duygularını kırarak yapıyor bunu.
Misal acı dolu bakışlara, acısını kırarak sunum yaparken, mutluluk dolu bakışlara da hudut çiziyor.
Velhasıl İstanbul insanın içine olan bu yolculuğun öznesi midir bilmem lakin, insan buradan bir başka bakıyor hayata...
İnsan durulduğunda fark ediyor beşer olduğunu, Tanrı olmadığını...
Üsküdar'da bir durulun derim...





Tartışma
Yorumlar
Yoruma katılın
Yorum yazmak için hesabınıza giriş yapın veya yeni bir hesap oluşturun.
İlk yorum için alan hazır
Bu yazı hakkındaki ilk düşünceli yorumu siz yazabilirsiniz.