YazYorum
Deneme4 Haz 2026

Beşer Olmak Ve İnsan Kalmak - I

İNSAN OLMAK KOLAY PEKİ İNSAN KALABİLMEK?

yusuf merter|4 Haziran 2026|3 dk okuma
120 görüntülenme|3 yorum

BEŞER OLMAK VE İNSAN KALMAK

Anlaşılması hem çok güç hem de çok basit olan tek varlık "İnsan"dır. "Yeryüzünde kan dökecek bir canlı mı yaratacaksın?" sualiyle hedef tahtasına konulan insan, perdenin kapanışına kadar hedefte kalmaya devam edecektir. Tam da bu noktada, sanık olmanın verdiği suçluluk ile tanık olmanın yüklediği sorumluluk arasında sıkışır. Ve insanlığın en büyük sınavı, beşer olmak ile insan kalmak arasındaki o ince ayrım ile tanıştığında başlayacaktır.

Peki, insan neden hedeftedir? Yeryüzünde nefes alan birçok canlı var iken neden tüm gözler ona çevrilidir? Makro alemin büyülü ışıltısı içerisinde bulunan insan, kendi kendine bile yetemeyen küçük bir varlıktır. Ama gariptir ki sanık koltuğuna oturtulmuştur. Yoksa kendini hedefe koyan yine insanın kendisi midir? Kendi hükmünü veren, kendini yargılayan... Hem sanık hem de tanık olan o varlık, insanın ta kendisi midir?

Tüm bu cevaplanamamış, askıda kalmış soruların gölgesinde beşer olmanın anlamını kavrayamadan insan kalmak imtihanına tabi tutulmaktadır insan... Beşer olmak neydi, diğer canlılardan onu ayıran neydi? Aslında bu soruların cevabını kendi kendine sorarak, insan kalmanın eşiğine ilk adımlar atılmaktadır. Şüphesiz bu adımlar bazıları için kolay olsa da günümüz insanının ekseriyeti için mümkün gözükmemektedir. Çünkü, sokaklar, evler ve daha da ötesi zihinler işgal altına alınılmaya çalışılıyor ve hazindir ki, teknolojiye teslim olarak insanoğlu da bu işgale kapı aralamaktadır. Ve sonucunda bu yönlendirmelerin etkisi altında, yaratıcının ona tanıdığı tercih hakkını yok sayıp, yok etme ve yok olma kıskacı altında çaresizce hükmünü beklemektedir.  

Tarihte hiç olmadığı kadar  rotasını yaratıcıdan aksi yöne çeviren insanlık, beşer olmanın ayrıcalığını anlayamamaktadır. Üzerine dikili ipek kumaşı, derilerini kanatmayı göze alarak sökmeye çalışmış ve geçici heveslerin kurbanı olarak, kanayan yerlerini daha fazla kanatacak pansumanlar yapa gelmiştir. İşin trajik yanı, bu pansumanı yapan aklın modern ve post modern çağda insanı hedefe koyması ve ilahlık rolünü üstlenmesiydi. Bu sebeple aslında insanlığın yaralarını açanlar, o yaralara sahte yüzlerle merhem olmaya çalışmaktadırlar. İşte insan, tam da bu noktada durup düşünmeli ve beşer olmanın yanı sıra insan kalmanın mücadelesine talip olmalı ve bu yolda aklına yoldaş olarak ruhunu da katmalıdır.

İnsan, kendisine bahşedilen akıl ile yolunu aydınlatırken, ruhunu geride bıraktığı her adımda biraz daha eksilir. Oysa hakikat, yalnızca düşünmekte değil, hissedebilmekte gizlidir. Ve insan, bu iki kanadı da birlikte kullanabildiği ölçüde yükselebilir. Unutmamak gerekir ki insan, beşer doğar; zaaflarıyla, eksikleriyle ve düşmeye meyilli haliyle... Fakat insan kalmak, her gün yeniden verilen bir karardır. Her gün yeniden seçmek; iyiliği, merhamet, vicdanı ve hakikati...Saf aklın yüceltildiği ve ruhun arka plana atıldığı bu çağ, şüphesiz ki insanın en savunmasız yolculuğunu yaptığı bir çağdır. Fakat yol ne kadar engebeli ve korkutucu olursa, hiç bir bahaneye sığınmadan hedefe varmak da o kadar kıymetli olacaktır.

Belki de tüm mesele budur: Hedef tahtasında olmaktan şikayet eden değil, o hedefin nedeninde kendini arayan bir insan olabilmek...

Tartışma

Yorumlar

3 yorum

Yoruma katılın

Yorum yazmak için hesabınıza giriş yapın veya yeni bir hesap oluşturun.

Sevgi Seçen|

Ben bu kısımda kaldım çok anlamlı ve farkındalık oluşturan bir anlatım ama bu kısmı tam nokta atışı olmuş İnsan, kendisine bahşedilen akıl ile yolunu aydınlatırken, ruhunu geride bıraktığı her adımda biraz daha eksilir. Oysa hakikat, yalnızca düşünmekte değil, hissedebilmekte gizlidir. Ve insan, bu iki kanadı da birlikte kullanabildiği ölçüde yükselebilir. Yüreğinize sağlık saygılarımla 👏

Yanıt yaz

Yanıt yazmak için giriş yapın.

yusuf merter|

Çok teşekkür ediyorum kıymetli yorumlarınız için hocam☺️ size katılıyorum nacizane yazdığım satırların en can alıcı kısmını alıntı yapmışsınız. Tekrardan teşekkürler, vaktinizi ayırıp okuyup yorumladığınız için. Saygılarımla

Sevgi Seçen|

Rica ederim saygılarımla

Devam et

Benzer yazılar

Deneme23 Haz 2026

Sahtesi çarpıyor

Bu bir eksilme değil, sadeleştirme ve kendine yakınlaşma hikâyesidir.Sahte ilişkiler ve yapaylıklar arasında kendini korumayı, gerçek bağları fark etmeyi ve içsel dengeyi bulmayı anlatıyor

Sevgi Seçen·2 dk·1·54