YazYorum
Felsefe23 May 2026

bi çocukluk...

Siyah önlüklerin içine dünyaları sığdırdığımız günlerden kalan; büyüdükçe eksilen dünyaya inat o çocukluğun saf kokusunu taşıyan zamansız bir hikaye...

Pınar Çakılkaya/aslindainsan|23 Mayıs 2026|1 dk okuma
173 görüntülenme|1 yorum


Sokak lambalarının altında büyüyen o son çocuklardık biz…

Zamanın henüz bu kadar hızlı akmadığı günlerden kalma.

Dizlerimizdeki yaralar, o tozlu sokakların en sahici fotoğrafıydı...

Kimseler bilmezdi o günlerin telaşsız derinliğini.

Her köşe başında bir koşturmaca, bayram sabahında kırmızı rugan ayakkabılar…

Zamanın bizi nerelere savuracağını bilmeden, rüzgara karşı nefes nefese koşardık.

O siyah önlüğün içine sığdırdığımız dünya, şimdiki gökyüzünden çok daha büyüktü.

Bir bayram töreni... Mikrofona uzanan o cesur çocuk sesi.

Rüzgarda savrulan beyaz kurdeleli saçım. Ve avucumuzda sımsıkı tuttuğumuz o küçük sarı çiçek... Hayatın bize verdiği en güzel hediye, o anların ta kendisiymiş.

Yıllar geçip sokaklar tenhalaşsa da, insan saklanmayı o tozlu köşelerde öğrenmeye görsün bir kez. Büyüdükçe eksilen dünyaya inat, o çocukluğun saf kokusunu her daim kalbinde taşıyor..

Hikayelerimiz, geride kalan günlerin uzağında, bir anın içinde sonsuz kalabilmekten ibaretmiş.

Zaman bizi büyütse de, içimizdeki o çocuğu hiçbir dünya telaşı eskitememiş!


Tartışma

Yorumlar

1 yorum

Yoruma katılın

Yorum yazmak için hesabınıza giriş yapın veya yeni bir hesap oluşturun.

Devam et

Benzer yazılar

Felsefe11 Haz 2026

Ben Kimim?

Kimlik krizi, benliğin çözülüşü kadar yeniden kuruluşudur. Ouroboros, Jung'un bireyleşme kuramı ve Bergman'ın Persona'sı; insanın maskeleriyle ve gölge yönleriyle yüzleşmeden gerçek benliğine ulaşamayacağını gösterir. Bu nedenle kriz, bir son değil, dönüşümün başlangıcıdır.

Rigel\'in Feneri·3 dk·0·446
Felsefe9 Haz 2026

Sürrealizm ve Zihnin Gücü

Zihnimizde canlandırdığımız, üzerinde özgürce müdahale etme imkânı bulduğumuz ve tüm duygularımızı sakladığımız o sahne arkası, nasıl olur da somut bir varlık kazanır?

Gizem Gökmen·2 dk·2·248