YazYorum
Deneme30 Nis 2026

Bir Annenin Çaresizliği

Sevgiyle çocuk büyütmeye çalışan bir annenin, toplum baskısı ve yalnızlıkla verdiği görünmeyen mücadeleyi anlatan bir metin.

Sevgi Seçen|30 Nisan 2026|1 dk okuma
111 görüntülenme|7 beğeni|0 yorum

Geleneklerin gölgesinde büyüyen bir kız çocuğu, yıllar sonra anne olduğunda kendini bambaşka bir dünyanın içinde bulur. Artık annelik, yalnızca içgüdüyle değil; bilgiyle, kitaplarla, pedagogların öğütleriyle şekillenen bir yolculuktur. O anne, çocuğunu sevgiyle büyütmek için çırpınır, fakat yaşadığı semtin hoyratlığı, küfürleri ve edepsizliği onun çabasını gölgeler. Çocuğunu korumak için evde oyunlar kurar, parka götürmek ister ama toplumun baskısıyla karşılaşır: “Sen nasıl bir annesin, niye çocuğu sokağa salmıyorsun?” Evde ise başka bir sessizlik hüküm sürer. Baba gürültü istemez, anne yorgunluktan tükenir. Kimse onun görünmeyen emeğini fark etmez. Çocuğunu terbiyeli yetiştirmek için uğraşsa da çevre ve zamanın ruhu, onun çabasını tersine çevirir. Sonunda ağır eleştirilerle karşılaşır: “Biz bir kaşımızı çatardık, çocuk susardı. Sizler “aman travma görmesin diye diye sorumsuz çocuk yetiştirdiniz.”

Psikolojik olarak yorumum; bu hikâye, anneliğin yalnızca bireysel bir sorumluluk değil, toplumsal bir mesele olduğunu gösteriyor. Anne, modern pedagojik anlayışla çocuğunu sevgi ve güven içinde büyütmek isterken, çevresinden gelen eleştirilerle yalnızlaşıyor. Bu durum, annenin öğrenilmiş çaresizlik yaşamasına yol açıyor: Ne kadar uğraşsa da sonuç alamayacağına inanıyor. Sonuç olarak, anneliğin yükü yalnızca bireyin değil, toplumun da omuzlarında olmalı. Çünkü bir çocuğu büyütmek, yalnızca bir annenin değil, bütün bir toplumun ortak sorumluluğudur.


Tartışma

Yorumlar

0 yorum

Yoruma katılın

Yorum yazmak için hesabınıza giriş yapın veya yeni bir hesap oluşturun.

İlk yorum için alan hazır

Bu yazı hakkındaki ilk düşünceli yorumu siz yazabilirsiniz.

Devam et

Benzer yazılar

Deneme18 May 2026

Yorgun Ruhların Sığınağı

Bir kapı olmalı insana, içeri girince kalbi yavaşlayan, Gecenin gürültüsünü susturup ruhuna serinlik bağışlayan. Dışarıda ne kadar eksilirse eksilsin, içinde yeniden çoğalmalı; Çünkü insan bazen sadece ait hissettiği yerde hayata inanı

Can BAĞCI·2 dk·2·0·60