Cam Keskini Adımlar Atan Yürekli Kadınlara ithafen
Funda, küçük bir sahil kasabasında yaşayan genç bir kadındı. Yaz tatilinde tanıştığı eşiyle mutlu bir evlilik kurmuştu. O, tipik bir Ege insanıydı: enerjisiyle, kahkahalarıyla tanınırdı. Eşi ise tam bir İç Anadolu erkeği, ağırbaşlı, sakin ve derin. İki zıt mizaç. Ama bu zıtlıklar onların sevgisine engel değildi.Adam, Funda’ya bakıp “Hatun, sen benim bastırılmış kahkahalarımsın” derdi. Funda ise gülerek “Sen de benim hiç beceremediğim ağırbaşlı halimsin” diye karşılık verirdi. Birbirlerini tamamlayan iki ruh.Bir gün birlikte gittikleri resim sergisinde, Funda bir detay görüp kahkahalarına engel olamamıştı. İnsanların dik bakışları onu ürkütse de eşi yanında olmuş, hatta kahkahayı büyütmüştü. “Görmüyor musunuz, fırça darbesiyle gülen bir yüz yapmış!” Ve o anda, sergideki sessizlik kahkahalara dönüşmüştü.
Evlilik yıldönümlerinde Karadeniz turuna çıkmaya karar verdiler. Ancak adamın annesi telefonda hesap sorunca, Funda sakin ama güçlü bir sesle yanıt verdi: “Eşim kırk sekiz yaşında, kendi kararlarını alabilir. Oğlunuz büyüdü.” Bu söz, onun cam keskini adımlarının ilk işaretiydi.
Tatilden döndüklerinde hayat onları sınadı. Adam işten çıkarıldı, evin dengesi bozuldu. Funda ise kaptan gibi dümene geçti: “Ben varsam bu gemi batmaz.” Baba mesleği olan tır şoförlüğüne başladı. Uzun yollar, dışlanmalar, kayınvalide ve görümce sorunları. Hiçbiri onu yıldıramadı. Ama yolun sonunda, adamın ailesi fırsat bulup iftiralarla araya girdi. Adam yeni bir iş bulduğunda, Funda valizini toplamıştı. “İş bulmuşsun, hayırlı olsun. Al bu yüzüğü bitti.” dedi. Adam şaşkınlıkla “Annemler yüzünden mi?” diye sordu. Funda ise son sözü söyledi.“Hayır, sebep sensin. Onlar hep böyleydi. Ama sen, beni bildiğin halde sessiz kaldın.”Ve cam keskini adımlar atan yürekli kadın, kendi yoluna yürüdü





Tartışma
Yorumlar
Yoruma katılın
Yorum yazmak için hesabınıza giriş yapın veya yeni bir hesap oluşturun.
Funda iyi etti…
Yanıt yaz
Yanıt yazmak için giriş yapın.
Teşekkür ederim aynı fikirdeyiz