“İyi düşün evren sana verir” diyenler, bu çağın kravatlı muskacıları. Tek farkları Eskiler muskaya Arapça bir şeyler karalardı, bunlar kuantum diyor. Sahte bilimin, hurafenin İngilizce öğrenmiş, kişisel gelişim seminerlerine meze edilmiş hâli sadece.
Halbuki kuantumu da bildikleri yok; enerjiyi, frekansı, titreşimi sakız gibi ağızlarına dolayıp maddenin en küçük hâlini açıklayan koca bir fiziği, ucuz bir "istediğini elde etme" sosuna bandırıyorlar. Bilimsel manipülasyon tam da burada, o sığ kelime oyunlarında başlıyor. Bilimden ödünç alınmış üç beş terim, üstüne boğucu bir pozitiflik baskısı ve "gerçekliği zihninle yaratırsın" illüzyonu...
Sonuç ise tam bir vicdan yükü: Kötü bir şey yaşarsan “demek ki kötü çağırdın”, iyi bir şey olursa “evren seni duydu.” Bu, insanlara pazarlanan en sinsi suçluluk duygusu. Bir trajedinin ortasında bile insanı kendi zihninin mahkûmu haline getiriyorlar. Eğer olmuyorsa, yeterince "temiz" düşünememişsindir. Eğer hastaysan, frekansın düşüktür.
Bu mantıkla bakarsak, dünyanın tüm kahrını çekenlerin tek suçu "negatif enerji" yaymak mı? Bu, hem bilime hem de insan onuruna hakaret. Gerçek şu ki, evren kimseyi duymuyor, kimseyle pazarlık yapmıyor ve kimsenin dilek listesiyle ilgilenmiyor. Evrenin kulakları yok, sadece yasaları var. Gezegenler dönüyor, hücreler bölünüyor ve fizik, senin o anki ruh halinden bağımsız olarak işlemeye devam ediyor.
Zaten hayatı katlanılır kılan da bu tarafsızlık değil mi? Evrenin bizi duymaması bir trajedi değil, bir özgürlük bence. Kendimizi kandırmayı bıraktığımız yerde, anlamı evrenden beklemek yerine kendimiz inşa etmeye başladığımızda gerçek yetişkin oluruz. Geri kalanı, sadece belirsizliğe tahammülü olmayanların uydurduğu hikaye.




Tartışma
Yorumlar
Yoruma katılın
Yorum yazmak için hesabınıza giriş yapın veya yeni bir hesap oluşturun.
😀😀 bir kuantum düşünce sistemini bilenler var bir de kuantumcular Kesinlikle katılıyorum 👏👏
Yanıt yaz
Yanıt yazmak için giriş yapın.