Geçenlerde babamla konuşuyoruz, cep telefonu aracılığıyla, havadan sudan konuşurken mevzu benim yazdığım romanlarıma geldi. Bundan yaklaşık bir buçuk iki ay evvel annem-babamlar yanımızdaydılar ve çok da değerli vakitler geçirdik kendileriyle.
Babama o sıralarda yazıp bitirmiş olduğum Pembe Atkı romanımın birinci kitabının nüshasını verip, verdiğim nüshayı okuyarak değerlendirmede bulunmasını istedim kendisinden. Başından baktı, ortalardan baktı, sonuna baktı ve '' Eh işte, fena değil'' diye söyleyerek o anlık yorumunu o şekilde yapıp isteğime olumlu şekilde karşılık vermiş olmuştu.
Bu en son ki konuşmamızda ise babama ' Kahverengi Montlu Çocuk' isimli yeni bir roman yazmaya başladığımı söyledim ve babam '' İyi güzel yapıyorsun da hiç roman okudun mu sen? '' diye sordu. '' Okudum baba '' dedim ve geçmişte okuduğum bir kaç roman kitabının ismini verdim babama. '' İyi tamam da baba, sen Pembe Atkı romanımın ilk kitabını tamamen okudun mu? Bir başından baktın, bir ortasından baktın bir sonunda ki ufacık bir yere baktın'' deyince babamla baba-oğul olarak gülüştük karşılıklı telefonda biraz.
Babamla benim aramda görünmeyen bir rekabet vardır biraz ve o rekabet zaman zaman kendini hissettirir bana. Dini olsun, siyasi olsun, futbol olsun, başka bir şey olsun ben konuşma esnasında herhangi bir cümle kurduğumda; aslında söylemiş olduğum şeyin kesin doğru olduğunu bilen babam, sırf gıcıklık olsun diye:) muhalefet etmeye başlar bana.
Konuşurum, anlatırım; babamın karşı savlarındaki kendimce gördüğüm bazı çarpıklıkları babama elimden gelebildiğince gösterebilmeye çalışırım. Ve bazen de haklı olan tarafın babam olduğunu görürüm ve bükemediğim elini gidip öperim ama nedendir bilmem babamla aramızda zaman zaman kendini gösteren hoş ve kahkaha dolu küçük sidik yarışlarını hissettiğim o değerli anlara şahit olurum kendi hayatımda.
Bu yazıda ele almak istediğim mevzu, babamın bana '' Sen hiç roman okudun mu?'' sorusunu kendimce biraz irdelemek.
Evet okudum. Yerli, yabancı bir çok romanı zaman zaman okudum. Ama bu konuda ben belki doğru, belki yanlış da olsa biraz farklı düşünüyorum.
Bence bir insan başkalarını modellemek yerine, kopyalamak yerine ya da benzer olmaya çalışmak yerine kendisi olmayı denemelidir.
Okuduğun kitaplardan, romanlardan, şiirlerden keyifler, feyizler alabilirsin ama o kişiler kendileri olduğu için başarılı olmuşlar diye düşünüyorum ben.
Yani şunu söylemeye çalışıyorum; Orhan Pamuk okuyorsun diye Orhan pamuk olmaya çalışırsan, e ondan zaten var!
Yılmaz Erdoğan okuyorsun diye, Yılmaz Erdoğan olmaya çalışırsan ondan da zaten var!
Tarkan dinliyorsun diye Tarkan olmaya çalışırsan; ondan var!
Yani sen olmayanı oldurmaya çalışmalısın bana göre.
Yazma biçiminle, anlatım dilinle, şiirlerinle, romanlarınla kendinden örmekler vermelisin.
Kalıplaşmış istikametleri takip etmeyi değil, kalıpları aşıp kendi dilini, samimiyetini; mimiğini ve konuşup-anlatma şeklini oluşturarak bu alemde olmaya çalışmalısın.
Bilmiyorum; yanlış mı düşünüyorum yoksa doğruları mı karalıyorum burada ama ben bu şekilde düşünüyorum.
Ben ikinci bir Orhan Pamuk olmak için yola çıkmadım ya da Elif Şafak. Ben doğrusuyla yanlışıyla kendim olmak için kalemi tutmaya azmediyorum.
Eğer bir gün başarılı olacaksam ya da adımdan söz ettireceksem, kendim olmayı başarabildiğim için o portrelerin bir figüranı olabilmeyi arzularım.
Şiirde İmam Gazali'ye ve Necip Fazıl Kısakürek'e hayranım.
Müzikte Orhan Gencebay'ı, Barış Manço'yu ve Tarkan'ı çok severim.
Dünya görüşlerimiz çok uyuşmasa bile Orhan PAMUK'un kalitesine hayranım.
Ama ben yazdığım şey ne olursa olsun kendim olmayı arzuluyorum.
Hazır kalıpların içerisinden yürüyüp bir şeyler üretmeyi değil; kendi rüyalarımı, kendi hülyalarımı, kendi hayallerimi kendi kurgum, mimiğim ve düşünce tarzımla izah etmeyi arzuluyorum.
Bu yazdıklarımı herhangi bir şeyi başarmış bir kişi olarak burada yazmıyorum. Sadece babam mevzuyu belli bir süre önce açtı, babama cevap verebilmek için yazıyorum.
Bu yazılanları okur mu okumaz mı bilmem...
Saygılarımla




Tartışma
Yorumlar
Yoruma katılın
Yorum yazmak için hesabınıza giriş yapın veya yeni bir hesap oluşturun.
İlk yorum için alan hazır
Bu yazı hakkındaki ilk düşünceli yorumu siz yazabilirsiniz.