YazYorum
Deneme29 Tem 2026

OPERA

çocukluğumun travması

Selin Gezeroglu|29 Temmuz 2026|2 dk okuma
119 görüntülenme|5 yorum

Sever misiniz, gider misiniz ?

Her hafta opera veya bale izlemeye giden bir ailenin çocuğuyum. Tüm çocukluğum boyunca, cumartesi kabusum olmuştu. Hafta sonu gelsin istemezdim. 

Evde de devamlı klasik müzik dinlenirdi, piyano çalınırdı.

Tüm ailede sevemeyen tek birey olduğum için, zorla götürülüp sevdirilmeye çalışılırdı.

Yok olmadı, olamadı. Ne baledeki hareketlilik, ne de operadaki dekorların muhteşemliği. 

Normal konuşmak varken, niye bağırıp kavga eder gibi uzatırlar ki lafı. Araya girip abi biraz kısabilir misin diyemezsin de. Oldukça seviyeli yükselen sesler. 

Belki de bu kadar sabırlı oluşumu, tüm çocukluğum boyunca gittiğim operalara borçluyum. 

Karmen operasını izlemiş miydiniz? Muhteşem dekor, muhteşem kadro, sahnedeki her şey muhteşem. Ama arkadaşım dört perde olur mu ya. En fazla 12 yaşında falanım, bu yaşta çocuk getirilir mi buraya, zavallı ben uyuyamıyorum da, geçmedi o zaman, bitmedi o perdeler. Sonunda tüm AKM ayakta alkışlıyor, ben de onları alkışlıyorum hadi iyisiniz bitti diyorum. Eve dönüş yolunda, konuşulanlardan anlıyorum ki, muhteşem bir şey izlemişiz. Evet bende bunun farkındaydım zaten, sadece niye sıkıldığımı anlamamışım. Çocuğum ya ondandır.

20 li yaşlarımda, arkadaşımın kuzeninin, opera eğitimi aldığını öğrendiğim zaman, uzaylı görmüş gibi bakmıştım kıza. Neden, niye, niçin, ne gerek.

Kelimelerin müzikle buluştuğu, sesin oyunculukla buluştuğu, bu zarif sanatı ben hiç bir zaman sevemedim. Ne dinleyebildim ne de hissedebildim. Sakın yanlış anlaşılmasın, kendisine saygım sonsuz, kişisel herhangi bir sorunum da yok.

Çocukluk yıllarımda, bu kadar üstelenmemiş olsaydı, bugün sevme şansım olabilir miydi bilmiyorum. Denemeye de korkuyorum.

Bu kadar saygın bir sanata, bu denli uzak olduğum için üzgünüm. Umarım hiç bir opera sanatçısı bana kırılmaz. 😍


Tartışma

Yorumlar

5 yorum

Yoruma katılın

Yorum yazmak için hesabınıza giriş yapın veya yeni bir hesap oluşturun.

Yuzika|

onlar için çok kıymetlisinizdir. figaro figaro hiç bir anlamı yok ki. Arabeskde vardı fantazi müzik o yıllarda içat olmuştu zaten.....

Yanıt yaz

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Parmaksız Piyanist|

Yazıyı okurken gülümsememek elde değil. Özellikle çocuk yaşta dört perdelik bir operada oturup herkes finali alkışlarken sizin "nihayet bitti" diye sevinmeniz gözümde çok net canlandı. 😊 Bence yazının en güzel yanı, operayı sevmemenizi anlatırken bile ona saygı duymayı elden bırakmamanız. Her sanat dalı herkese aynı şekilde dokunmuyor. Kimi bir opera aryasında kaybolur, kimi bir şiirde, kimi de bir türküde kendini bulur. Bunun çok doğal olduğunu samimi bir dille anlatmışsınız. Ayrıca çocuklukta zorla sevdirilmeye çalışılan şeylerin bazen tam tersi etki yaratabildiğini de güzel hatırlatıyor. Belki bir gün, tamamen kendi isteğinizle bir opera izlediğinizde çocukluğunuzdaki o travmatik cumartesilerden bağımsız olarak farklı bir kapı aralanır, kim bilir? Keyifle okudum. İçtenliği ve mizahı bol, yüzümde tebessüm bırakan güzel bir yazı olmuş. Kaleminize sağlık. 🎭

Yanıt yaz

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Selin Gezeroglu|

samimiyetiniz için çok teşekkür ederim😊

Devam et

Benzer yazılar

Deneme16 Ağu 2026

Yalnızlığın Şiirdeki Sesi

Şiir, insanın kendi iç sesine ve saklı yaralarına kulak vermesini sağlayan; edebiyattan müziğe, felsefeden ruh sağlığına kadar insanı iyileştiren ve en karanlık vakitler sonrasında güneşin doğmasını sağlayan vazgeçilmez bir sığınaktır.

Özgür SARI·2 dk·2·351
Deneme16 Ağu 2026

ÖLÜ SANATÇILAR

Bir gün değerim bilindiğinde ölmüş olmam umarım. Çünkü dünya öyle nankör bir yer ki ölenler yaşayanlardan her zaman daha değerli.

Eda Gizem Arslan·1 dk·0·282