YazYorum
Öykü22 Haz 2026

Şener Bey'in Vefası

Pandemi günlerinde Sevda’nın ailesiyle yaşadığı zorlu süreçte, komşuları Şener Bey ve Nergis Hanım’ın maddi ve manevi destekleriyle hayatın nasıl değiştiğini anlatan dokunaklı bir hikâye. Çanakkale’den Edremit’e uzanan umut yolculuğu.

Sevgi Seçen|22 Haziran 2026|2 dk okuma
172 görüntülenme|3 yorum

Her şey sıradan bir sabah gibi başlamıştı. Sevda, çocuğunu okula bırakırken günün ona bambaşka bir kader hazırladığını bilmiyordu. Eve döndü, rutin işlerini tamamladı ve annesini aradı. Pandemi günleriydi telefondan annesinin kalp atışlarını duyar gibi oldu. O an öğrendi ki babası kısmi felç geçirmişti. Boğazı düğümlendi, kelimeler ağzından çıkamadı.

Deniz Hanım, yani Sevda’nın annesi, bir başına kalmıştı. İşte tam o anda yan apartmandaki komşuları Şener Bey ve Nergis Hanım devreye girdi. Onların desteği yalnızca bir yardım eli değildi maddi ve manevi anlamda bir omuz, bir nefes, bir umut olmuştu. Babası ayakta duramıyor, annesi panik içinde ne yapacağını bilemiyordu. Şener Bey ve Nergis Hanım, evin sobasını yakmaktan hastane masraflarına kadar her ayrıntıda yanlarında oldular.

Çaresizce önce Kalkım’a, ardından Çanakkale ve Edremit’e uzanan bir yolculuk başladı. Hastane kapıları bir bir aşındı; “bu hastane senin, şu hastane benim” diyerek çare aradılar. Sevda ise pandemi nedeniyle başka şehirdeydi, gelemiyor, annesi tek başına mücadele ediyordu. Ama Şener Bey ve Nergis Hanım, Deniz Hanım’ın eli, kolu, ayağı ve aynı zamanda kalbi ve morali olmuştu.

Kışın soğuğu bir yandan soba yakmayı, diğer yandan hasta eşe bakmayı zorlaştırıyordu. Günler ağırdı, babasının hastalığı giderek kötüleşiyordu. Sevda ve eşi Kalkım’a geldiklerinde, komşularının fedakârlığının büyüklüğünü gözleriyle gördüler. Onların desteği olmasa, bu zorlu süreç çok daha ağır geçecekti.

Aradan zaman geçti. Sevda babasını yaşadığı şehre götürdü. Doktorların teşhisi ağırdı: tümör oluşmuştu ve acil ameliyat gerekiyordu. O sıradan görünen gün, Sevda’nın hayatında bir dönüm noktası olmuştu. Ve bu dönüm noktasında, komşuluk ruhunun gerçek kahramanları Şener Bey ve Nergis Hanım unutulmaz bir iz bırakmıştı.

Sonunda Sevda şunu anladı:

Hayatın yükünü hafifleten şey, mal ya da makam değil; insanın yanında duran güzel yüreklerdir. Cemal Süreya’nın dediği gibi:

“Güzel hayat isteyen, güzel insan biriktirsin .

Tartışma

Yorumlar

3 yorum

Yoruma katılın

Yorum yazmak için hesabınıza giriş yapın veya yeni bir hesap oluşturun.

Parmaksız Piyanist|

Ne güzel hatırlatmışsınız; zor zamanlarda insanın hayatına dokunan kişiler bazen akrabadan da yakın olabiliyor. Şener Bey ve Nergis Hanım'ın gösterdiği vefa, bugünlerde özlemini duyduğumuz komşuluk ruhunun çok güzel bir örneği olmuş. Okurken insanın içi hem burkuluyor hem de güzel insanların hâlâ var olduğunu düşünerek umutlanıyor. Kaleminize sağlık. 🌿

Yanıt yaz

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Sevgi Seçen|

Teşekkür ederim kesinlikle öyle

Devam et

Benzer yazılar

Öykü22 Haz 2026

Fırtınadaki Tüy

Taşranın sert, baskıcı ve şiddete meyilli hiyerarşisinde büyüyen küçük bir çocuk haksızlıklara tanık olur. Kalabalığın içindeki yalnızlığını anlatıyor.

Yuzika·4 dk·6·587
Öykü20 Haz 2026

Benim Çocuklarım 2: Tayfanın Karası

Bu tarım düzeninde çocukların oyun oynaması "gereksiz enerji kaybı" olarak görülür; çocuklar erken yaşta tarlalarda traktörlerin, yabalardan çıkan kıvılcımların arasında birer işçi ("tayfa") olarak çalışır.

Yuzika·5 dk·6·480