Sevgi tek biçimli bir hakikat değildir; tezahürleri farklıdır.
Bazı sevgiler, görünür eylemden ve sözel ifadeden bağımsızdır. Varlığın kendisinde saklıdır. Ontolojik bir yakınlıktır bu: Kişi bir şey yapmaz, hatta bir şey söylemez; fakat oradadır ve o “orada oluş”, başlı başına bir etki yaratır. Bu tür sevgi, kanıt aramaz. İspata ihtiyaç duymaz. Hissedilir ve sezgiyle doğrulanır.
Bazı sevgiler ise irade içerir. Emek ister, tekrar ister, bilinçli bir tercih gerektirir. Aynı kelimeleri yıllarca söylemekten yorulmamak, sevgiyi bir duygu olmaktan çıkarıp ahlaki bir sorumluluğa dönüştürür. Burada sevgi, sadece hissedilen değil; sürdürülen bir değerdir. Zamanla sınanır, zamanla kök salar.
Bir de anlık sevgiler vardır. Yoğun, parlak ve geçici. Başlangıçta tüm ihtişamını sunar; fakat süreklilik üretmez. O anın coşkusuyla var olur, o anın bitişiyle çözülür. Kelimeleri kalıcı değildir çünkü dayandığı zemin derinlik değil, heyecandır.
Belki de sevginin niteliğini belirleyen şey, şiddeti değil; zamana karşı gösterdiği dirençtir.



Tartışma
Yorumlar
Yoruma katılın
Yorum yazmak için hesabınıza giriş yapın veya yeni bir hesap oluşturun.
Sevginin dili tanımı çok anlamlı tebrik ederim 👏👏👏
Yanıt yaz
Yanıt yazmak için giriş yapın.