YazYorum
Deneme15 Haz 2026

Şiir ve Değişim

Bir kitabın yapabilecekleri...

Sefer Eroğlu|15 Haziran 2026|2 dk okuma
120 görüntülenme|0 yorum

Yazma hayatım, ilk okul zamanlarımın okumayı ve yazmayı iyice söktüğüm zamanlarından başlayarak kalbime düşen ilham kırıntılarını anlamlı sözcüklere döküp, şiir sanatının meyvelerini üretmekle başlamıştı benim ve bu anlamda ilk yazdığım şiir de ' Gemi' isimli şiirim olmuştu benim.

Küçük bir çocuğum ve haliyle beğenilmek ve takdir edilmeyi çok istediğim için yazdığım ilk şiirimi anne-babama, amcalarıma ve akrabalarıma gösteriyorum.

Kimilerinin takdir ettiği kimilerininse yerip eleştirdiği ortamda kendimce içimde kıvraşıp duran takdir edilme duygularını bir miktar tatmin edebiliyordum ama o zamanlardan kalemime ket vurmaya çalışanların nidalarına kulak asmadan yazma azmimi beslemeye devam etmeye de karar almıştım o küçücük hallerimle.

Ortaokul, lise çağlarımda köyümden barkımdan uzak düştüğüm yurt hayatımda da içimden kopanları şiirle dışarıya saçmaya devam ediyordum ama o sıralarda sıradanlık süzgecinden kurtulamamış olarak sanatımı inatla icra etmeye çalışıyordum inatla.

Ve üniversite hayatım...

'Ünlü Düşünür ' etiketi ile yazıp durduğum şiirlerimi sınıf arkadaşlarıma, hocalarımın bazılarına fotokopi ile çoğaltıp dağıtıyorum ve bakıyorum ki beğenilmek, takdir edikmek arzum hiç değişmemiş ama kendimi sanatsal olarak değerlendirdiğimde gelişmekte olan lakin sıradanlıktan kurtulup kendi stilini bulamamış bir amatör şair olarak buluyorumdum hala geçen tüm zamanlara rağmen.

Beş yıllık fakülte hayatımın dördüncü sınıfının başında elimde birikmiş şiirlerden bir kitap çıkartmayı tasarlıyorum ve fotokopi nüshası şeklinde olan ilk şiir kitabımı çıkartıyorum büyük emeklerin neticesinde.

Aynı zamanda akademik kariyer yapma isteğimi doktora yapmayı düşündüğüm kürsülerdeki çok samimi olduğum ve gerçekten beni seven hocalarıma aktarıyorum. Kendilerinden o yönde destek de görüyorum " Çok iyi olur " diye tepkilerini alarak.

ALES Sınavına giriyorum ve yanılmıyorsam mezun olduktan sonra okulda kalıp akademik kariyerimin başlangıcı olacak olan doktora yeterlilik puanına da ulaşıyorum çok kolay bir şey olmasa da.

O esnada çıkartmış olduğum şiir kitaplarımı hem sınıf arkadaşlarıma hem ünivetsite arkadaşlarıma ve hem de aramın çok iyi olduğu çoğu hocama dağıtıyorum büyük bir şevkle.

Sonuçta ilk defa kitap çıkartmıştım hayatım boyunca...

Çok değil, en fazla bir hafta sonra bakıyorum ki kendi kürsülerinde akademik kariyer yapma isteğimi söylediğim ve bana " Çok iyi olur" diyerek manevi destek veren hocalarım benimle rastlaştıklarında somurtuk suratlarını bana göstererek 180 derecelik bir tavır değişikliğine gitmekten çekinmiyorlar.

Boynumu büküyorum ve hiç bir şey diyemeden ALES sınavı puan kağıdımı yırtıp çöpe atıyorum, içim kanaya kanaya.

"Gerçeğin Bedeli" isimli çıkartmış olduğum ilk şiir kitabımdan sonra değişen, değişmek zorunda olan başka bir yola yöneltiyorum kendimi; başka çarem yok diyerek.

Olabilecekken olmayan bir yol...

Ne diyebilirim ki, kader...

Kendime "Ünlü Düşünür" diye taktığım takma isim için benimle alay edenlerin alayıyla değil, o 180 derece tavır değiştiren hocalarımın tavır değişiklikleri ile sarsılıyordum uzun bir vakit.

Ve mecbur, şu anki yürüdüğüm patikaya yöneliyorum.

Yürüyorum...

Belki de şu anda Profesör olacaktım...

Saygılarımla

Tartışma

Yorumlar

0 yorum

Yoruma katılın

Yorum yazmak için hesabınıza giriş yapın veya yeni bir hesap oluşturun.

İlk yorum için alan hazır

Bu yazı hakkındaki ilk düşünceli yorumu siz yazabilirsiniz.

Devam et

Benzer yazılar

Deneme24 Haz 2026

Kitaplardan Ekranlara

Belki geleceğin okuru sayfa çevirmeyecek. Ama yine de iyi bir cümlenin önünde duracak, güçlü bir hikâyenin peşinden gidecek ve kendini bir metnin içinde bulacaktır. Çünkü araçlar değişse de insanın anlam arayışı değişmez.

Elma Kurdu·3 dk·1·125
Deneme24 Haz 2026

İnsanın En Büyük Düşmanı: Beklenti

Belki de insanın en büyük düşmanı hayat değil, hayattan bekledikleridir. Çünkü hayal kırıklığı, çoğu zaman gerçekliğin değil; beklentilerimizin yıkılışının adıdır. Beklenti, geleceğe duyulan umut kadar, bugünü kaçırmanın da en sessiz yoludur.

Rigel\'in Feneri·6 dk·0·117