Yaşadığımız anın son an olduğunu bilsek ne yaparız ?
Mesela baktığımız bir şeye son kez baktığımızı bilsek, ne kadar uzun bakarız acaba?
Sevdiğimiz biri ile yaptığımız sohbetin son olduğunu bilsek, o sohbeti hiç bitirir miyiz acaba ?
Ailemizle yaptığımız kahvaltının son kahvaltı olma ihtimali ?
Çocuğumuz ile geçirdiğimiz zamanın son an olduğunu bilme şansımız olsa, elimizde olsa zamanı durdururuz.
Son alışveriş, son kahve, son kitap, son yazı, son kavga,
Evet son kavga !
Kavga ettiğiniz kişinin son anları olduğunu düşünsenize. O kişi ile son görüşmenizin bir kavga oluşu, kırgın ayrılış !
Değer mi ?
Böyle bir vicdan azabı, böyle bir üzülme değer mi ? Şart mıydı kavga etmeniz, kim bilir ne kadar saçma bir konudan tartışmışınızdır.
Neden hep kendi doğrumuzu dayatırız, bulamaz mıyız ortak bir nokta ? İki uçtan başlayıp ortada buluşamaz mıyız ?
Yakın çevrem, bana hep sorar: nasıl bu kadar sakin olabiliyorsun, nasıl sinirlenmeden yaşayabiliyorsun?
İşte en önemli sebeplerinden biri.
Benim hayatımda benimle kavga edecek kadar bana yakınsanız, benim için önemlisiniz demektir.
Ve ben sizinle konu ne olursa olsun tartışmam, sizin doğrunuza saygı duyarım.
PEKİ (PEKALA) dediğim zaman, bir çok konunun büyümeden kapandığını keşfettiğim de, hayatın çok daha keyifli olduğunu öğrendim.
Siz de denemek ister misiniz, Herkesin doğrusuna saygı duymayı, konulara farklı açılardan bakmayı, bir karar aşamasında ortak nokta bulmayı.
Hayatın çok kısa olduğunu kabul edip, bunları denemek ister misiniz ? Bence yapabilirsiniz.
İnanın son dokunuşun huzurlu olması çok önemli. Kimse size kırgın ayrılmasın bu dünyadan, veya siz giderayak birilerini kırıp, arkanızdan o vicdanla baş başa bırakmayın kimseyi.
Unutmayın ki, bu kişi en yakınınız bile olabilir.





Tartışma
Yorumlar
Yoruma katılın
Yorum yazmak için hesabınıza giriş yapın veya yeni bir hesap oluşturun.
Sevgi olan toplumlarda polise gerek yok ( alıntı) Bu söz gibi insanlar saygı kavramı nı bilse hiç bir sorun kalmaz.
Yanıt yaz
Yanıt yazmak için giriş yapın.