YazYorum
Deneme22 May 2026

Zihnimden Akıntılar

"bizi yaz, anlat diyorlar.bir gün yok olduğumuzda senin satırların bizi ölümsüz kılacak diyorlar. "

çekirdek kabuğu|22 Mayıs 2026|2 dk okuma
277 görüntülenme|5 yorum

bazen kendimi ilham beklerken buluyorum. sanki yazmak için uzun uzun düşünmek ve ilham beklemek şartmış gibi geliyor. aslında öyle değil, bana dalgaların sesi yazmam için fısıldıyor. özellikle doğada vakit geçirdiğimde duyduğum ve gördüğüm her şeyi yazmak istiyorum. halbuki doğayı gördüğüm gibi aktaramayacağımı biliyorum. kuşlar öterken, hafif bir rüzgar eserken, çiçekler görüş alanıma girdiğinde duyuyorum onların sesini, bana söyledikleri her şeyi. bizi yaz, anlat diyorlar. bir gün yok olduğumuzda senin satırların bizi ölümsüz kılacak diyorlar. bizi en iyi sen anlatırsın  diyorlar. geçirdiğimiz fırtınalı günleri, sağanak yağmur altında boğuluşumuzu, güneşin bizi yaktığı ve beslediği anları, en önemlisi de toprağımızdan koparıldığımız anları en iyi sen bilirsin ve sen anlatırsın diyorlar.  denizin dibinde oksijensiz kalan balıkları, gökyüzünde kanatsız kalan kuşları ve yeryüzünde ruhları olmadan yaşayabilenleri en iyi sen anlatırsın diyorlar. bir de suda doğum en sağlıklısı diyorlar, peki suda ölüm nasıldır diyorum, bilmiyorlar. denizler intiharlar için mi bu kadar büyük? tanrı denizleri doğumlar ve ölümler için mi yarattı? yılgın insan kolayca ölebilsin diye mi? bari ölürken özgür hissetsin diye mi? su hayat mıdır gerçekten? yaşatır mı insanı? aslında bir bakıma bana göre öyle, deniz gördüğüm her an yaşamak istiyorum, üstelik suda da doğmadım, garip. tanrı beni seviyor olmalı.

aslında ben en çok boğularak ölmekten korkuyorum dedim onlara, yeterince düşünürsen yeryüzünde de boğulabilirsin diyemediler bana, onların ayıbı. neyse önemli olan da oksijen değil zaten önemli olan hidrojendir. önemli olmasaydı su'da 2 hidrojen atomu olmazdı. bir de unutmadan söyliyim, atom hiç parçalanmamalıydı!


Tartışma

Yorumlar

5 yorum

Yoruma katılın

Yorum yazmak için hesabınıza giriş yapın veya yeni bir hesap oluşturun.

Tolgahan Kılıç|

Metni okurken gerçekten birinin iç sesini dinliyormuş gibi hissettim. Doğayı anlatırken aslında insanı, yalnızlığı ve korkuları anlatıyor bence. Özellikle denizle ilgili kısımlar çok etkileyiciydi; hem yaşama isteği veriyor hem de ölüm düşüncesini çağrıştırıyor

Yanıt yaz

Yanıt yazmak için giriş yapın.

çekirdek kabuğu|

teşekkür ederim 🙏🏼

Vesperona|

"bir de suda doğum en sağlıklısı diyorlar, peki suda ölüm nasıldır diyorum, bilmiyorlar." cümlen ile kendi şiirimden "Mucizelerin doğumu da ölümü gibi suya ait" şu sözün birbirine yakınlığı peki :))) Canım arkadaşım<3

Yanıt yaz

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Devam et

Benzer yazılar

Deneme23 Haz 2026

Sahtesi çarpıyor

Bu bir eksilme değil, sadeleştirme ve kendine yakınlaşma hikâyesidir.Sahte ilişkiler ve yapaylıklar arasında kendini korumayı, gerçek bağları fark etmeyi ve içsel dengeyi bulmayı anlatıyor

Sevgi Seçen·2 dk·0·52