Esmer, kuyudan çıkmıştı ama tekrar o kuyuya girmek için ısrar ediyordu. Kimse onu anlamamıştı. Sosyal kurumlardan gelen yetkililer annesine bakıyor ve çocuğunuzu vermek istediğinize emin misiniz diye soruyordu. Ne kadar acıydı bir annenin çocuğunu terk etmek zorunda kalması...
Annesi Meral yetkililere seslenirken cümlelerini yutuyor, yerinden kıpırdayamıyordu oğlu Esmer, kapının aralığından olanları hüngür hüngür ağlamaklı sesiyle dinliyordu. Otuz yaşlarında bir adam bir bardak su isterken arkasından gelen hıçkırık seslerini duydu. Hemen oraya yöneldi. Yanındaki yetkiliye fısıldayıp, çocuk ile konuşacağını ilettikten sonra Esmerin, yanına gitti.
"Naber çocuk? Çikolata sever misin?"
"Ben çikolata sevmem, şeker eritmeyi severim diyen Esmeri yanlış anlayan "Davut,"
Sırtında tuttuğu çantasını indirdi.
"Aç bakalım burada seni isteyen bir şey var" dedi.
Esmer çantayı açtığı sırada birden fazla mentollü şekerleri görür görmez avucuna doldurduğu şekerleri bir güzel sıktıktan sonra, ayağıyla ezdi.
Davut o an bu küçük çocuğun ailesinden alınmasına kanaat getirdi. Sinirlendi. Nasıl bu çocuğu bu psikolojiye getirdiler diyerek kendine kızdı. Ama aslında onun bir suçu yoktu. O da diğerleri gibi sıradan bir insandı. Bizim gibi... Bizler gibi...
Anne, Meral anlatıyordu. Yetkililer zapta geçirmek için kayıt tutmakla beraber video, görsel kayıtları da alıyordu.
" Bakın bu çocuğumun yazmış olduğu mektup, ileri tarihli kendisine yazdığı mektup. O çok özel... O kendi çocukluğunu yaşayamayan bizim gibi düşünen, yetişkin bir birey. Onun böyle olmasından korkuyorum. Eski Esmere, dönsün istiyorum. Anlıyor musunuz? Herkes bizim şiddet gösteren aile olduğumuzu düşünmekte. Asla Esmere, bir fiske tokat atmadım. Ben evladıma nasıl vurabilirim? Siz söyleyin hanımım çocuğunuz var mı? İnsan çocuğuna nasıl kötü davranır? Ben sorumsuz anne değilim.
Birisi yalan söylüyordu ama bu kişi Anne miydi? Esmer nasıl yaşından büyük davranırken, bir çikolatayı ağzına almayı reddeder... Tüm şekerlemeleri ezerdi?
Davut beş parmağını kaldırdı.
"Siz kendi iradenizi kontrol edemeyip, nasıl sosyal kurumlarda görevlendirildiniz," diyen Esmer karşısında çocukça bir hareket yaptığını kabul edip özür diliyordu. Davut da eski anılarını hatırlatmıştı. Doğumundan beri sahipsiz kalan dışlanan adam çocuğa sımsıkı sarıldı ve anlatmaya başladı.
"Bende senin gibiydim. Hiç olmadığım adam oldum. Bazen yeri geldi hırsız, yeri geldi kendimi korumak için yaptığım çubuğu bıçak haline getirip sağa sola gösterip kendimden uzaklaştırdım. Dağıldım. O kadar çok sabıkalıydım ki... Bir adam geldi, istersen sen hızır diyebilirsin. Çünkü öyle gibiydi. Kimliğimi değiştirdi, ismimi değiştirdi sahiplendi. Ama o da sonra beni kullandı. İşte o an anladım ki bu hayat hiç sandığımız gibi değil ve sende sandığımız gibi olmak zorunda değilsin. Şimdi söyle bana seni ailem mi bu duruma düşürdü? O kuyuya neden hep gidiyorsun?
Samet KARA — Devamı gelecek.





Tartışma
Yorumlar
Yoruma katılın
Yorum yazmak için hesabınıza giriş yapın veya yeni bir hesap oluşturun.
İlk yorum için alan hazır
Bu yazı hakkındaki ilk düşünceli yorumu siz yazabilirsiniz.