Kırgınlık, öfke gibi dışarı fırlatılabilen, gürültülü bir duygu değildir. O tam anlamıyla bir içe çöküş hâlidir. İnsan öfkelendiğinde bir muhatap bulabilir, sesini yükseltebilir ve o enerji bir şekilde boşalır. Ama kırgınlık, insanın en savunmasız, en çıplak hâliyle kalbini açtığı o yerde uğradığı haksızlığın sessiz dilsiz ağırlığıdır.
Karşılığında koca bir hiçlik bulmak, insanın kendi sevgisinin, emeğinin ve içtenliğinin boşlukta yankılanması demektir. O bağırıp çağıramama hâli, duygunun yok olmasından değil, kelimelerin artık o derin sızıyı taşımaya yetmeyeceğini bilmekten gelir. İnsanın boğazına oturan o nefessiz bırakan yumru, dışarı akamayan gözyaşlarının, söylenemeyen cümlelerin içerde düğümlenmesidir.
Sessizce içine çöken o sis bulutu zihnini ele geçirdiğinde, insan en çok kendine sarılmaya ihtiyaç duyar. Bu öyle bir sızıdır ki, ancak zamanla, acele etmeden, o kördüğümü çözmeye çalışmak yerine belki de sadece varlığını kabul edip hafiflemesini bekleyerek taşınabilir. Kelimelere dökmek bile, o dilsiz düğümü biraz olsun gevşetmenin ilk adımıdır.




Tartışma
Yorumlar
Yoruma katılın
Yorum yazmak için hesabınıza giriş yapın veya yeni bir hesap oluşturun.
👏👏👏
Yanıt yaz
Yanıt yazmak için giriş yapın.
Teşekkür ederim 🥲🙏🏻
🥺derinlere dokundu
Yanıt yaz
Yanıt yazmak için giriş yapın.
🥲 Çok teşekkür ederim 🙏🏻
Oldukça detay ve önemli bir konuya temas etmişsiniz. Aslına bakarsanız kırgın olduğumuz o kadar çok insan oluyor ki bu hayatta. Affetmesini becerebiliyorsanız hayatın huzur kulpundan sıkıca tutup doğru ve güzel olanına doğru yelkeni kırabiliyorsunuz ama malesef ki çoğu zaman affetmeyi beceremesek de üst üste binen bağımsız kırgınlıklar nasır oluşturuyor bir yerde, alışıyorsunuz... bir nevi bağımlılık yapıyor belki de kırgın kırgın yaşamak. Çözümü unutmak da buluyorsun genellikle, o da başarabilirsen. Başaramazsan da için farklı dışın farklı yaşayıp dur, genelde hep olduğu gibi... Çok güzel bir yazı olmuş, kaleminize sağlık👏👏👏
Yanıt yaz
Yanıt yazmak için giriş yapın.
İçi farklı, dışı farklı yaşamak... Modern insanın en büyük sessiz savaşı galiba 🤷🏻♀️ Affedemediğimizde biriken o kırgınlıklar, ruhumuzda görünmez zırhlar oluşturuyor. Kendimizi korumaya çalışırken aslında o kırgınlığın esiri oluyoruz. Yazıda bahsettiğim o 'anlayış' belki de en çok kendimize göstermemiz gereken şey. Kendi kırgınlığımızı anlayıp onu nezaketle serbest bırakabilmek. Değerli vaktinizi ayırıp bu derinliği kattığınız için çok teşekkür ederim 🙏🏻🙂