YazYorum
Deneme16 Haz 2026

Sınav İşkencesi

"sadece bir kaç saate bir ömür bağlamak"

Selin Gezeroglu|16 Haziran 2026|2 dk okuma
156 görüntülenme|3 yorum

 

Yaklaşan bir üniversite sınav kabusu haftasındayız.

Bir insanın geleceğinin bağlı olduğu tek gün, bir kaç saat.

Çocukların omuzlarına yüklenmiş olan stres. Hayallerinin, gelecek kaygısı ile sınandığı gün.

Öğrenci mi sınava giriyor, sınav mı öğrenciye belli değil.

Sınava girerken ne olur ne olmaz diye hasta bezi bağlayanlar bile var. 

Ailelerin farklı ve yüksek beklentileri, uyguladıkları baskı, harcadıkları sıfırlar.

Çocuğunuz en az üç yıl öncesinden başlıyor bugüne hazırlanmaya, zaman yaklaştıkça sinirleri alt üst oluyor, hormonlarda bozukluklar oluyor, yüzlerde sivilceler çoğalıyor, kilo alıyor, en ufak bir şeyde ağlama krizleri başlıyor.

( mesela çekmece neden kapanmıyor )

Sınav günü heyecandan, karın ağrıları, mide bulantıları, ateş yükselmeleri, uykusuzluk, geç kalmalar, bunlar olunca da sınava giremeyen ve bir yıl daha bu işkenceleri tekrar çekmek zorunda kalanlar.

Bu süreçte ailelere düşen büyük sorumluluklar, anlayış ve sabır dönemleri. 

(kızım sınava ilk girişinde, istemiş olduğu okul ve tercihine girmiş olduğu için çok şanslı bir anneydim) 

( yaşamış olduğum o dönemi, bir yıl daha yaşamak büyük bir kabus olurdu )

( Günde kaç soru çözüyordu, arada yemek yiyor muydu, ne ara nefes alıyordu hatırlamıyorum.

Kafası dağılsın diye sahil kısımlara gider, sessiz bir yerde masamızı açardık, o soru çözerdi ben kitap okurdum. 

Sınavın bitiş günü, tüm notlarını duvarlardan indirip yırtarken, aşırı heyecandan gece lambasını kırmış lığımız bile vardır. 😆 )


Yok mudur bu işin başka bir yolu ?

Çocuklara bu işkenceyi çektirmeden, bir okula yerleştiremez miyiz ?

Yurt dışında bazı ülkelerde, lise sınıfları boyunca almış oldukları notların ortalaması ile tercih yapılabiliyor mesela. 

Veya olabilecek farklı bir yol, yollar bulunamaz mı ?

Ben bir eğitmen değilim, öğretmenlik üniversite sınavında tek tercihimdi ama kazanamamıştım. 😇

Eğer becerebilmiş olsaydım, belki de bugün bu konuda farklı tavsiyelerim olabilirdi. 😉


Tartışma

Yorumlar

3 yorum

Yoruma katılın

Yorum yazmak için hesabınıza giriş yapın veya yeni bir hesap oluşturun.

Sevgi Seçen|

Gerçekten katılıyorum 👏. Aslında daha ilköğretim ten başlayarak çocuğun yeteneği ve ilgisine göre hareket edilmesi daha sağlıklı olur. Bu sayede sınavsız onun potansiyeli ve ilgisine göre üniversiteye girmesi bu kabusu ortadan kaldırmak için güzel bir yol olurdu tabiki uzman değilim ama bu durumun nelere yol açtığını bilen biriyim bu anlamda güzel bir noktayı ele almışsınız teşekkür ederim

Yanıt yaz

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Selin Gezeroglu|

çok teşekkür ederim, çocuğun yeteneğini fark edip ona odaklanmak ne kadar önemli değil mi ?

Sevgi Seçen|

Aynen öyle beni isterseniz en lüks üniversiteye yerleştirin ben muhasebe yapamam bu bende yok dayatmanın da çözümü yok en başta kendimden örnek

Devam et

Benzer yazılar

Deneme23 Haz 2026

Sahtesi çarpıyor

Bu bir eksilme değil, sadeleştirme ve kendine yakınlaşma hikâyesidir.Sahte ilişkiler ve yapaylıklar arasında kendini korumayı, gerçek bağları fark etmeyi ve içsel dengeyi bulmayı anlatıyor

Sevgi Seçen·2 dk·0·52