Saat sıfır üç suları derin bir uykudan olan Rafuk, rüyasında kurgusal karakter olan flashı görür ve o anda bir ışınla yatağından aşağıya kayar. Gözlerini açtığında kendisini gömülmüş gibi hisseden Rafuk, yatağındaki ıslaklığı görür.
Gürültüden uyanan Anne, oğlunun odasına girer ve oğlu apar topar dizlerinin üzerinden güç olarak koşup:
“Anne! Girme diye bağırır."
Annesi, uyguladığı kuvvetle odaya çoktan girmişti. Gözü ilk ranzadaki nevresim takımlarına giderek: “Oğlum yine mi altına işedin sen derken, oğlu Rafuk’un göz yaşları evin ahşap tahtasını ıslatmıştı.
Anne vallaha ben yapmadım derken, ciddi miydi yoksa azar işitmemek için annesini manipüle mi etmeye çalışıyordu Rafuk, belli değildi. Ama kesinlikle bir şeyler göründüğü gibi açıklanamazdı.
Annesi, Didem çok sert davrandığını fark edip, oğlu Rafuk'un saçlarını ovaladı. Onu banyoya götürdü bir güzel temizledi. Saçlarına fön çekti yanına yatırdı.
****
Sabah olduğunda yanı başında Rafuk yoktu. Evin her tarafına baktı onu göremedi. Sonra zil çaldı. Ah Rafuk beni çok korkuttun diyerek kapıyı açarken, görevlileri karşısında gördüğü sırada pişmanlık edasıyla yere çöktü. Ama aslında kötü haber değildi. Rafuk, Rasimi bilinmez yeteneği ile kurtarmıştı.
Devamı gelecek. Şimdilik bu kadar 😂





Tartışma
Yorumlar
Yoruma katılın
Yorum yazmak için hesabınıza giriş yapın veya yeni bir hesap oluşturun.
İlk yorum için alan hazır
Bu yazı hakkındaki ilk düşünceli yorumu siz yazabilirsiniz.