YazYorum
Öykü5 Ağu 2026

Son Kemancı Fikrimin İnce Gülü

...... Şarkı bitti. Kimse alkışlamadı. Çünkü bazı anlar alkışla değil, saygıyla uğurlanır.

YUSUF KARA|5 Ağustos 2026|2 dk okuma
230 görüntülenme|1 yorum


Adrasan'da akşam, denize en çok rakının yakıştığı saatlerden biriydi. Güneş dağların arkasına çekilmiş, kıyıda kalan son turuncu izler yerini lacivert bir sessizliğe bırakmıştı. İmbatın çam kokusu iyot kokusuna karışıyor, taş plaktan yükselen eski bir şarkı gecenin üzerine ince bir tül gibi seriliyordu.


Masamda tek başımaydım, kadehimin buzları yavaşça eriyordu.


Dört kişilik bir aile geldi. Yaşlı bir karı koca, kızları ve damatları — sessizce karşı masaya oturdular. Yaşlı adam yerine otururken bile bir tören havası vardı; elini masaya, sanki bir zamanlar kürsüye koyar gibi koydu.


Yanımdaki masaya rakı bırakan garson, gözucuyla ona baktı. "Alzheimer," dedi alçak sesle. "Gençliğinde Emel Sayın'ın, Müzeyyen Senar'ın arkasında keman çalarmış." Sustu bir an, sonra ekledi: "Hafızası gitmiş ama bazı şarkılar hâlâ duruyor içinde."


Taş plakta "Fikrimin İnce Gülü" çalmaya başladı.


Yaşlı adam yavaşça ayağa kalktı. Ceketinin düğmesini özenle iliklerken elleri hafifçe titriyordu. Boşluğa değil, yalnızca kendisinin görebildiği bir salona bakıyordu. Elini nazikçe uzattı:


"Efendim... buyurun."


Sanki iki hanımefendiyi masaya davet ediyordu.


Sonra kızına döndü, sesi bir orkestra şefinin kesinliğindeydi:


"Emel Hanım ile Müzeyyen Hanım geldiler. Sigaraları söndürün, yer verin onlara."


Kızının yüzünde ne şaşkınlık ne mahcubiyet vardı — bu sahneyi daha önce yaşamış olmanın sessiz bilgeliği vardı sadece. Damadıyla kalktılar, küllüğü kaldırdılar, masaya iki boş kadeh koydular. Kimse itiraz etmedi.


Yaşlı adam kadehini kaldırdı, sanki karşısındaki iki hanıma şeref veriyormuş gibi hafifçe eğildi, sonra yerine yavaşça oturdu. Şarkı sürerken gözlerini denizin en uzak noktasına dikti; yüzünde hem bir hüzün hem bir tebessüm vardı, ikisi de aynı anda, ikisi de gerçek.


Meyhanede herkes sessizleşmişti. Şarkı dönüyor, deniz kıyıya usulca vuruyor, görünmeyen iki misafir gerçekten oradaymış gibi gece ağırlaşıyordu.


Şarkı bitti. Kimse alkışlamadı.


Çünkü bazı anlar alkışla değil, saygıyla uğurlanır.


Tartışma

Yorumlar

1 yorum

Yoruma katılın

Yorum yazmak için hesabınıza giriş yapın veya yeni bir hesap oluşturun.

Devam et

Benzer yazılar

Öykü16 Ağu 2026

BÖLÜM 7 Rüzgârda Kalan Yazma

Benim çocuklarım.Köyde, Maviş’in sevdiği Civan’la kaçması üzerine evde büyük bir namus ve öfke fırtınası kopar. Amcalar tüfeklenip atlarla yollara düşer, jandarmaya haber verilir, kadınlar ağıt yakar ve tüm sülale ayağa kalkar. "Kara Oğlan", Maviş Ablasına verdiği sözü...

Yuzika·9 dk·1·525