Hikâyeler bence; düşündürmeli, hayal kurdurmalı, soru sordurmalı…
Ben bu konuyu 4 başlıkta açıklamak istiyorum.
1.Hikayeler düșündürmeli.
Ben buna en kolay, önce kendim okuyarak karar veriyorum. Ancak kendim okuduğum hikâyede bir anlam bulamasam bile çocuğa mutlaka okutuyorum. Çünkü onların bakış açıları, iç dünyaları benimkinden bambaşka olabiliyor. Onun için “Hikâyeler düşündürmeli.” kısmı biraz göreceli olabilir.
2. Hikâyeler hayal kurdurmalı.
Bu konu benim en çok önemsediklerimden. “Ya şöyle olsaydı?” sorusunu içinde hissetmeli çocuk. Hikâyeyi okurken sürekli bölüp bir şeyler eklemek isteyen çocuk, zihninde bir şeyler kuruyor, okuduğunu kendi dünyasıyla eşleştirip yeni kurgulara gidiyor demektir…
3. Hikâyeler soru sordurmalı.
Hayal kurunca zaten sorular peş peşe geliyor, artık sorguluyor ve merak ediyor demektir ki bu da yine en istediğim kısımlardan biri. Hikâyeyi okuyup geçmiyoruz. Duruyoruz, soruyoruz, konuşup üretiyoruz.
Ve..
4. Hikayeden geriye ne kalmalı?
Aslında bu kısımda asıl kazanımımız ne? Ya da her hikayeden bir şey kazanmalı mıyız?
Eger çocukta kitabı kapattıktan sonra zihninde kalan duygu,düşünce,sorular veya hayali hikayenin asıl kazanımı oluyor. Ve evet bence her hikayeden bir şeyler kazanabiliriz.
Peki şimdi biz bu köşe yazsısıyla neler kazandık? Haydi bir zihnimizi yoklayalim!
Sevgiler :)
Merve Kaya Bulut | Çocuk Hikaye Yazarı




Tartışma
Yorumlar
Yoruma katılın
Yorum yazmak için hesabınıza giriş yapın veya yeni bir hesap oluşturun.
YUREGINIZE SAGLIK ...
Yanıt yaz
Yanıt yazmak için giriş yapın.