Bir gün 100 bin kişilik bir kavmin yok edilmesi emrini verir Meleklerine ALLAHU TEALA:
Şu kavmin memleketinin altını üstüne getirin!, diyerek.
Meleklerden biri, ki çok büyük bir ihtimalle Cibril (a.s.), şöyle der Mevlaya:
Ey büyük Rabbim! O kavmin içerisinde seni gece gündüz zikreden çok alim bir kulun var, onu da mı yerin dibine geçirelim?
Bu soruya şöyle yanıt verir Allahu Teala:
Etrafında yaşanan hiç bir şeye yüzünü bile ekşittiğini görmedim ben onun, en önce onun iniltisini işittirin bana!
Burada bahsedilen büyük zat, o zamanın en büyük alimi. Ömrünü inzivaya çekmiş gibi sadece ibadet ve zikirlere ayırmış, zamanının en ehemmiyet verilen ermişi.
Mevzu bahisteki şahıs, alim kimdir bilmiyorum ama hatırımda kalmış bir anekdot olarak duruyorken bu yazıma referans edeyim kendisini dedim birazcık.
Ve tabi sözü yine günümüze, bize, doğru davranmasını beceremeyen vaziyetlerimize getireceğim.
Ukraynanın hali ortada, Gazze'nin ki hakeza, İran ve Lübnan derken zulmün çevrelemiş olduğu sınırların içerisinde kapalı kalamayacağını; Suriye, Irak, Ürdün, Mısır derken günün birinde ecnebilerin hedefe bizi oturtacaklarını televizyonlardaki tartışma programlarında konuşan konuşmacıların cümlelerinden, Youtube'da yayın yapan bazı değerli şahsiyetlerin söylemlerinden az çok anlıyoruz.
Ve tüm bu yaşananlara baktığımız zamanda yakın zamanda dünyamızda yaşanacak bazı şeylerin hiç de bu yer kürenin alışık olduğu türden bir şeyler olmayacağını azıcık da olsa anlayabiliyoruz.
Dualar edenimiz var, ağlayanlarımız var, gecenin karanlık noktalarında gizli gizli gözyaşı dökenlerimiz var ama öyle bazı insanlarımız da var ki tuzları son derece kuru, hiç bir şey umurlarında değil.
Kendisi bir ağaç olsa ve kocaman bir ormanda bulunurken, kendisini 360 derece çepeçevre saran büyük bir yangının kendisine doğru yaklaştığını görse dahi kendi konforu için şükredip, teşekkürler eden ama yanan diğer arkadaşlarını umursamayan bir tip.
Tek derdi, kaygısı kendisi olan, eşi ve çocukları olan ve gayrısı hakkında en ufak bir düşüncesi olmayan; duası, merhameti, endişesi ya da empati kurma gayretleri bulunmayan gardaşlarımız.
Suriye'deki, Gazze'deki, Irak'daki, Ukrayna'daki, Lübnan'daki, İran'daki ve zulüm neredeyse oradaki mazlumlar için kalbini bir an olsun hüzünlendiremeyen, onların halleri için göz yaşı dökme kabiliyeti olmasa bile onlar için tasalanma, dertlenme ve içten içe gizli üzülme durumlarına dahi ruh halini taşıyamayan insanlarımız.
Hiç bir duygu eylemini gerçekleştiremese bile yahudilere ait olduğu aşikar olan tüm endüstri ürünlerine boykot uygulamak da bir duruştur, bir asalettir, bir haslettir diye kabul edilerek bir tavır sergilenerek " Söze bakılmaz, ayinesi iştir kişinin " düsturuyla tarafını belli edenler müstesna.
Ama bazen öyle tuzu kuru olabiliyoruz ki siyonistlerin mallarına ve mekanlarına bile isteye, arzuluya arzulaya gidiyor, kendimizle birlikte çoluğumuzu çocuğumuzu da o zıkkımlarla doldurup taşırıyoruz.
Hayal et yahu hayal et!
Her tarafı cayır cayır yanan o ormanın ortasındaki o polyana ağacı sensin!
Evet, henüz daha alevlerin ısısını, ateşlerin cızırtılarını ve yanan ağaç kabuklarının çığlıklarını işitmedin ama sen o ormanın merkezindesin!
İşin en kötüsü de ne biliyor musun?
Yangını söndürmeye çalışan hiç kimse yok!
Hani tuzumuz kuru ya, hani ceplerimiz dolu, hani ellerdeki dertlerin hiç biri bizde yok ya...
Gece gündüz dinmeyen konforumuz için şükredip duruyoruz ya ALLAHU TEALA'ya...
Şimdi sana bir soru?
O alimin gözünün yaşına bakmayan MEVLÂ, senin şükürlerini, senin dualarını görür mü, duyar mı?
Görse ya da duysa bile kabul eder mi?
Hz. İbrahim (a.s) ateşe atıldığı zaman sırtındaki su dolu kabı o yanan ateşe taşıyan karınca bile safını belli etmeye çalışmış, biz ise dünyaya daldık, makamlara taptık, güçle çok haşır neşir olduk.
Yani bir karınca bile olamadık.
Sor bunu kendine!
O bombaların hedefi sen olsaydın, diğer insanlardan ne yapmalarını beklerdin?
Nefsine tapma kardeşim, ALLAH'a tap!
Hiç bir şey yapamıyorsan azıcık yüzünü ekşit, gizli gizli hüzün pınarlarına yakalan.
Rabbin gazabını kazanma!
O alim bile kendisini kurtaramamış, biz mi ALLAH'ı kandıracağız?
Saygılarımla





Tartışma
Yorumlar
Yoruma katılın
Yorum yazmak için hesabınıza giriş yapın veya yeni bir hesap oluşturun.
İlk yorum için alan hazır
Bu yazı hakkındaki ilk düşünceli yorumu siz yazabilirsiniz.