15. Saat
Emekçi ve yorgun ellerin, erken yaşta okul çantası çuvala dönüşen Mahir ile anlatıldığı, 1 Mayıs'ın güzelliğini vurgulayan çarpıcı bir öykü.

Keşif
Emekçi ve yorgun ellerin, erken yaşta okul çantası çuvala dönüşen Mahir ile anlatıldığı, 1 Mayıs'ın güzelliğini vurgulayan çarpıcı bir öykü.

İbrahim adlı bir gencin okul, kitap ve komşu kızıyla kesişen hikâyesi; çocukluk, merak ve duygular üzerine sıcak bir anlatı.
...Vurgularım ve ses tonum, konuşmak istemediğimi anlatsın diye özenle cümleye yerleştirdim. Otobüste sırf yan yana koltukları paylaşıyoruz diye muhabbet etmek mecburiyetinde değildim nihayetinde. Hayatta haz etmediğim nadir şeylerdendir, yan koltuk arkadaşlığı.
Bakışlarının içinde saklı, henüz anlatılmamış hikâyeler var… Sanki yıllarca hayalini kurduğum o tek masalı bana yeniden fısıldıyorlar.
Sabah altı sularında uyanan zabıta memuru Hamza bey işine gitmek üzere evden çıktı. Belediye binasının önüne geldiğinde durdu, ihtişamlı binayı dakikalarca izledi. Bir şeyler düşünüp hüzünlendiği her halinden belliydi. Birkaç dakika sonra aniden yere yığıldı. Görenler hemen yardımına koştu. Ambulans gelene kadar Hamza bey kalbine yenik düşmüştü.
Baharı hissedebilmek için rüzgara sarılmaya çalışan insanın çaresizliği vardı hepimizde. Yasemin, Ersin, Mehmet, Buket ve Bende. Liseden mezun olduktan sonra her cuma kahve ve nargile içmek için buluşurduk. Bunu rutine bağlamıştık. Yasemin, her zaman organizatörlüğünü üstleniyordu bu buluşmaların. Sanki sadece bu görev için vardı. Herkesi dinler, az konuşur, çok güler. Gülümsemesinde hüzünlü bir sevgi yansıması vardır. Gözlerinin altında doğal hafif şişkinlik olan kadınların manalı baktığını düşünürüm. Derin bir yaraları vardır sanki. Gülümsediklerinde de Yasemin’de olduğu gibi hüzünlü sevgiyi yansıtırlar. Bir sorunu dinlerken onu anlatandan daha fazla acı duyardı Yasemin.
Yağan yağmurun ardından şehre hoş bir toprak kokusu hakim olmuştu. Koşuşturma içindeki insanlar hafta sonunu sokağın karşısındaki barlarda geçiriyordu. Her gün yaptığım gibi o barlardan çıkan insanları gözlemliyor, hayatlarına dair varsayımlarımla kendimi eğlendiriyordum. İşte bir üniversiteli grup mezuniyetlerini kutlamışlar. Birazdan çorbacı da alırlar soluğu. Zengin, göbekli adamla genç sevgilisi de spor arabalarına binip uzaklaştılar. Her gün farklı yüzler ama aynı hayatları izliyordum. Taksiciler peşi sıra sıralanmış en uzak mesafeye giden yolcunun kendilerine gelmesi için sessiz bir bekleyiş içindeydiler. Gecenin kör karanlığını barların loş ve özensiz ışıkları aydınlatıyordu. Tabi buna aydınlatmak denebilirse.
Sayfa 6 / 6
