YazYorum
Deneme14 May 2026

Eşyaların Şahitliği

Bu ev artık sadece dört duvar ve bir çatı değil, zamanın durduğu, anıların ise can bulduğu bir müze gibidir.

Gizem Gökmen|14 Mayıs 2026|2 dk okuma
228 görüntülenme|3 yorum

Eşyaların da bir hafızası vardır; öyle ki, bir sandalyenin sırtına bırakılmış hırkaya bir duygu siner, bir ömrün izleri onda asılı kalır. O hırka artık sadece bir giysi değildir; sahibinin teninin sızısını, yaşanmış anılarını, düşüncelerinin ağırlığını taşır. Bir yabancı el dokunsa, sanki orada olmayan o kişiye dokunuyormuş gibi bir ürperti duyulur; eşyalar, sahiplerinin suretini sadakatle saklar.

Masanın üzerinde unutulmuş bir bardak, sürahinin yansımasında parmak izlerinin haritasını taşır; sanki o kişi az evvel oradaymış gibi taze ve canlıdır. Koltuğun eskimiş döşemesindeki motifler, onun oturuşunun hüznünü ve sevinçlerini sessizce fısıldar. Parkelerin gıcırtısı ise artık sadece bir ses değil, o kişinin yokluğunda evin çıkardığı bir haykırıştır. Her adım, o sesi duyabilmek için atılan, sessizliğe adanmış bir ritüele dönüşür.

Loş ışığın perdeye vuran aksinde, zamanın donup kaldığı o derin sükûnet izlenir. Duvarların anlatmak istediği bir hikâye vardır; yerleşen tozun, dökülen boyanın ve zamanla rengi solmuş perdelerin altında saklı bir yaşanmışlık. Camlardaki o yarı görünen lekeler, yaşanan her anın, kurulan her cümlenin, zamanla sönüp giden sohbetlerin ve çınlayan her gülüşün şahididir. Evin içindeki o ağır, o yoğun nostaljik koku, aslında sadece odalara sinmiş bir hatıra değil; bir zamanlar orada var olanın, eşyaların içinde bıraktığı ebedi nefesidir.

Bu ev artık sadece dört duvar ve bir çatı değil, zamanın durduğu, anıların ise can bulduğu bir müze gibidir. Her bir eşya, sahibiyle kurduğu o derin bağın ağırlığını taşırken, mekânın kendisi de bu yaşanmışlığın yükü altında yavaşça kendi içine doğru saklanır. Zaman akıp gitse de, burada yaşanmış her saniye, eşyaların sessizliğinde yankılanarak nefes almaya devam eder. 

Tartışma

Yorumlar

3 yorum

Yoruma katılın

Yorum yazmak için hesabınıza giriş yapın veya yeni bir hesap oluşturun.

Devam et

Benzer yazılar

Deneme16 Ağu 2026

Yalnızlığın Şiirdeki Sesi

Şiir, insanın kendi iç sesine ve saklı yaralarına kulak vermesini sağlayan; edebiyattan müziğe, felsefeden ruh sağlığına kadar insanı iyileştiren ve en karanlık vakitler sonrasında güneşin doğmasını sağlayan vazgeçilmez bir sığınaktır.

Özgür SARI·2 dk·2·351
Deneme16 Ağu 2026

ÖLÜ SANATÇILAR

Bir gün değerim bilindiğinde ölmüş olmam umarım. Çünkü dünya öyle nankör bir yer ki ölenler yaşayanlardan her zaman daha değerli.

Eda Gizem Arslan·1 dk·0·282