Bir insana son kez güvenmek istemiştim.
Belki bu defa huzur olur diye düşündüm.
Bir evin içinde korkmadan uyuyabilmeyi, sevildiğimi bilmenin sakinliğini, insanın kalbini yormayan bir sevgiyi hayal ettim. Çünkü insan bazen sadece mutlu olmak ister. Büyük mucizeler değil… İçini acıtmayan bir ses, yanında yorulmadan susabileceği bir omuz ister.
Ama sevgi bazen insanı iyileştirmiyor.
Bazen yavaşça kendinden uzaklaştırıyor.
Affettim. Çünkü inanmak istedim.
Çünkü bazı insanlar giderse sadece bir insan gitmez; onunla kurduğun bütün ihtimaller de yıkılır. Ben de enkazın altında kalmamak için “belki düzelir” cümlesine tutundum.
Sonra kendimi kaybettim.
Eskiden olduğum kadınla aramda uzun, karanlık bir koridor oluştu. Daha sinirli oldum. Daha kırgın. Bazen ağzımdan çıkan cümleleri tanıyamadım. İnsan sevdiği kişide huzur bulamayınca kendi sesine bile yabancılaşıyor.
Yanlış yaptım. Kontrol etmeye çalıştım. Çünkü kalbi şüpheyle dolu bir insan gerçeği öğrenmekten çok, içindeki korkuyu susturmaya çalışıyor. Ama insan ne kadar takip ederse etsin, güven geri gelmiyor. Çünkü güven bir ekran görüntüsüyle değil, insanın içinde onarılan bir şey.
Şimdi içimde iki ayrı savaş var.
Bir yanım hâlâ inanmak istiyor.
Diğer yanım ise kalbimin neden susmadığını soruyor.
Belki en çok da buna ağlıyorum:
Birini severken kendimi kaybetmiş olmaya.
Ve insanın en ağır yorgunluğu, artık kendine bile sarılamadığı yerde başlıyor.





Tartışma
Yorumlar
Yoruma katılın
Yorum yazmak için hesabınıza giriş yapın veya yeni bir hesap oluşturun.
Yaşasın yeni yazısı geldi dediğim yazarlardan birisiniz . Bazı yazı tarzları daha çok etkiler . Her zaman ki gibi keyif alarak okudum yüreğinize sağlık
Yanıt yaz
Yanıt yazmak için giriş yapın.
COK TSK EDERİM HOCAM
Aylin Hocam yüreğinize sağlık.
Yanıt yaz
Yanıt yazmak için giriş yapın.
TSK EDERİM HOCAM