YazYorum
Öykü15 Haz 2026

Efe'nin Öyküsü

Annesine zorluk çıkaran Efe, okuduğu "Ağaçtım Ben" hikayesiyle vicdanını keşfediyor. Bağırmadan verilen dersin öyküsü.

Sevgi Seçen|15 Haziran 2026|2 dk okuma
220 görüntülenme|7 yorum

Bir sabah, güneş henüz tembelliğini üzerinden atmamışken Efe, annesinin elinden tutup sokağa düştü. İkili, gün boyu neşeyle koştu, top oynadı, oyunlar oynadı. Ne var ki oyun alanından ayrılıp eve yöneldiklerinde, karşı köşede pamuk şeker gibi masum görünen bir tuzak belirdi. Annesi defalarca “Sağlıksız, oğlum” diye anlatmasına rağmen Efe'nin içindeki minik isyankâr uyandı. “İstiyorum, istiyorum!” Çaresiz kalan anne, “Sadece bu seferlik,” dedi ve pamuk şekeri aldı. Biraz ilerlediler. Efe elindeki çöpü usulca kutuya atıp şarkı mırıldanmaya başladı. Ama tam beş dakika geçmişti ki yeni bir oyuncak, yeni bir tutku. Efe bu kez annesini kolundan sürükleyerek dükkâna yöneldi. Anne bu kez “Hadi oynasın bakalım,” diyerek oyuncağı da aldı. Yarım saat sonra eve varmaları gerekiyordu. Hava iyice kızışmış, annesinin alnından boncuk boncuk terler süzülüyordu. Tam o sırada Efe, arkadaşının evine gitmek istediğini söyledi. Annesi, büyük bir sabırla ikna etti sonunda eve vardılar.Bir süre sonra anne, Efe’ye uzun bir hikaye uzattı “Oku ve bana özetle.” Bu bir ders olacaktı, ama bağırmadan, çağırmadan sessiz bir bilgelikle.

Ağaçtım Ben” – Hikâyenin İçinden

Ben bir ağaçtım. Dallarım göğe uzanırdı.Bir gün bir insan geldi. Gölgemi sundum, serinledi. Giderken teşekkür etmedi. Umursamadım. Zaman geçti, tekrar geldi. Meyvemi verdim. Yedi, yine teşekkür yok. “Unuttu herhalde” dedim.Çünkü biz ağaçlar toprağa teşekkür ederiz bize kök verdiği için. Suya teşekkür ederiz kurutmadan beslediği için.Haftalar sonra yine geldi. Bu kez bedenime ismini kazıdı. Canım çok yandı. Ne özür, ne pişmanlık. Sadece sarıldı, hiçbir şey olmamış gibi.Biz ağaçtık. Siz insanlar… Vicdanınız, merhametiniz çığ altında mı kaldı?

Efe hikâyeyi bitirdiğinde içinde derin bir sızı hissetti. Odasının penceresinden bahçedeki yaşlı elma ağacına baktı. Sonra annesine sarıldı. “Özür dilerim,” dedi sessizce.O anda anladı. Annesi, tıpkı o ağaç gibiydi. Gölge oldu, meyve oldu, kanadı ama kızmadı. Ve Efe, bağırmadan verilen bir dersin en büyük ders olduğunu öğrendi.

Not:aktarılan hikaye gerçek bir hikayeden uyarlanmıştır.



Tartışma

Yorumlar

7 yorum

Yoruma katılın

Yorum yazmak için hesabınıza giriş yapın veya yeni bir hesap oluşturun.

Devam et

Benzer yazılar

Öykü16 Ağu 2026

BÖLÜM 7 Rüzgârda Kalan Yazma

Benim çocuklarım.Köyde, Maviş’in sevdiği Civan’la kaçması üzerine evde büyük bir namus ve öfke fırtınası kopar. Amcalar tüfeklenip atlarla yollara düşer, jandarmaya haber verilir, kadınlar ağıt yakar ve tüm sülale ayağa kalkar. "Kara Oğlan", Maviş Ablasına verdiği sözü...

Yuzika·9 dk·1·525