İnsan, çoğu zaman kendisiyle yüzleşmekten kaçınır. Kusurlarını, karanlık yanlarını ve bastırdığı duyguları görmezden gelerek daha güçlü olacağını sanır. Oysa gerçek güç, insanın kendini olduğu gibi kabul edebilmesinde saklıdır. Ben de bunu ancak onunla barıştığımda fark ettim. Aslında o an, başkasıyla değil kendimle barışıyordum.Hayatın içinde karşılaştığımız kırgınlıklar, çoğu zaman içimizdeki eksik parçaların bir yansımasıdır. Birine duyduğumuz öfke, bazen kendimize söyleyemediğimiz sözlerin ağırlığını taşır. Bu yüzden affetmek yalnızca karşımızdakine değil, kendimize verdiğimiz bir armağandır. Onunla aramdaki mesafeyi kapattıkça, içimdeki dağınıklık da yavaş yavaş yerini dinginliğe bıraktı.İçimizdeki karanlık yanlar, çoğu zaman saklanması gereken kusurlar gibi görülür. Oysa insanın gölgesi, onun en gerçek parçasıdır. Korkularımız, hatalarımız ve bastırdığımız duygularımız; bizi biz yapan bütünün ayrılmaz parçalarıdır. Bu gerçekliği kabullendiğimizde, içsel çatışmalarımız azalır ve kendimize karşı daha şefkatli bir dil geliştirmeye başlarız.
Kendi karanlığını inkâr eden insan, sürekli eksik hisseder. Ancak o gölgeyle yüzleşip onu kabullenen kişi, gerçek bir bütünlüğe ulaşır. Bu bütünlük, dışarıdan gelen onaylara ihtiyaç duymayan, daha sağlam ve daha huzurlu bir benlik yaratır. İşte o zaman insan, kendini tamamlanmış hisseder.Sonunda anladım ki huzur, kusursuzlukta değil kabulleniştedir. Kendini tüm yönleriyle kabul eden insan, hayatın yükünü daha hafif taşır. Ve belki de en önemlisi, kendiyle barışan biri, dünyayla da daha kolay barışır.





Tartışma
Yorumlar
Yoruma katılın
Yorum yazmak için hesabınıza giriş yapın veya yeni bir hesap oluşturun.
Çok güzel tespitler,kalemine sağlık.🕊️☘️
Yanıt yaz
Yanıt yazmak için giriş yapın.
Teşekkür ederim canım 🌸
Kalemine sağlık 🥰 👏👏👏👏
Yanıt yaz
Yanıt yazmak için giriş yapın.
Teşekkür ederim canım 🌸
Yüzleşip yükünü atmak
Yanıt yaz
Yanıt yazmak için giriş yapın.
Aynen öyle teşekkür ederim