YazYorum
Deneme19 May 2026

Dünyanın Bir Yerinde

"Olduğu kişiyi istemeyip olacağı kişiyi yaratamayanlara."

çekirdek kabuğu|19 Mayıs 2026|2 dk okuma
451 görüntülenme|18 yorum

ya bir gün kendimi tanıyamazsam? insanın yaşayacağı en büyük yıkım aynaya baktığında kimseyi görememektir. ben kimdim ve ne oldum sorusunu sormak insanın içinde birçok düğümü çözer. insan kendisini keşfedemeden bilemez dünyayı. kaybolmak mı? en iyisi aynayı değiştirmek, kendine farklı açılardan bakmak. belki de durum o kadar da vahim değildir. dünyanın bir yerinde bir ayna kırılır ve sen o kırık parçalardan kendi dünyanı seversin, bir bakıma parçalanmak bazen bütünleşmektir dünyayla. bütün parçaları birleştirmeden de bütüne erişebilme isteği. hepimiz bunu istemez miydik? 

parçalanmaktan korkma hissi insanı asla bir arada tutamaz. bütün felsefeler bize parçalanmak olgusunun ne kadar öğretici bir şey olduğunu söyler. bütün olma arzusu pek yoktur, parçalan ve büyü der bize bu felsefeler genelde. parçalanan şeylerin öncesinde bir bütün olup olmadıkları sorusu pek akla gelmez. parçalandıysan bütün olduğu içindir dimi? ya bu dünyaya o parçalardan biri olarak geldiysem ve elimde benden başka parça yoksa? bana kim, nasıl bütün parçalarımı birleştirip bütün olmayı öğütleyebilir? nerede diğer parçalarım? ben hangi bütün aynanın bir parçasıydım? ben miydim beni bütün olmaktan alıkoyan. dünyanın bir yerinde bir ayna kırılırsa bütün dünya acı içinde kanar mı? hayatla ilgili çözdüğüm şeylerden biri de buydu. insan hiçbir zaman tamamlanmış hissedemez. o eksik parçalar sana hala hayatta ollduğunu hatırlatır. bütün hissetmek arzusu ve tamamlanmayı beklemek aptallıktan başka bir şey değil. eksikliklere asla tahammül edemeyişimiz bizi kocaman bir canavara çevirdi. mükemmel ve eksiksiz olma isteği, dünyayı parçalara ayırdı. dünya dört bir yana savrulan aynanın parçaları gibi. bu yüzden dünya kan kaybediyor. dünyanın bir yerinde bir ayna kırıldı ve bütün parçalar ayaklarımın altında beni kanatıyor. bazen sadece yerçekimini suçluyorum.


Tartışma

Yorumlar

18 yorum

Yoruma katılın

Yorum yazmak için hesabınıza giriş yapın veya yeni bir hesap oluşturun.

Sevgi Seçen|

Güzel bir yazı olmuş ve soruya cevap vermek gerekirse eğer bana kim, nasıl bütün parçalarımı birleştirip bütün olmayı öğütleyebilir? Gene insanın kendisi (kalbe yönelmek iyi gelir)

Yanıt yaz

Yanıt yazmak için giriş yapın.

çekirdek kabuğu|

Çok teşekkür ederim sanırım haklısınız insanın kalbine yönelmesi en iyi yöntem olabilir

Sevgi Seçen|

Rica ederim en iyi yöntem mi bilemem ama benim tavsiye ettiğim ve sonuçlarına şahit olduğum en iyi yöntem sevgilerimle

Gizem Gökmen|

Çok teşekkür ediyorum 🌼🌼 tüm cevaplar insanın kendi içinde... Duyabilmek önemli 🙏

Yuzika|

Merhaba nasılsınız? yazınızı çok beğendim. Kalemiz daim olsun. Yeni yazılarınızı sabırsızlıkla bekliyorum. Saygılar.

Yanıt yaz

Yanıt yazmak için giriş yapın.

çekirdek kabuğu|

Merhabalar iyiyim siz nasılsınız Beğenmenize sevindim teşekkür ederim değerli yorumunuz için

KaraKedi|

Bence bu yazı kendini anlatmaya çalışan birinden çok kendini çözmeye çalışan birinin yazısı gibi hissettirdi bana. Ve bence en gerçek yazılar tam olarak böyle doğuyor. Ve bence güçlü tarafı da yazı cevap vermeye çalışmıyor. Sürekli sorular soruyor. Ben hangi bütün aynanın bir parçasıydım? Bu cümle tek başına bile insanın içinde yankılanıyor. Çünkü hepimiz bazen eksikliğimizi yanlış yere bakarak tamamlamaya çalışıyoruz. Oysa seninde dediğin gibi belki de baştan beri tam olmak diye bir şey yoktu.Ama sana bir şey söyleyeyim mi? Bence yazının en derin tarafı son cümlede saklı... Bazen sadece yerçekimini suçluyorum.Çünkü bütün o felsefi sorgulamaların sonunda insan yine çok insani bir yere düşüyor. Bir suçlu arıyor. Kaderi, dünyayı, hayatı, ağırlığı… Yerçekimi burada sanki kaçınılmaz olan her şeyin adı gibi durmuş. Eğer eleştirel bakarsam sadece şunu söyleyebilirim.Metin çok yoğun. Gücü de buradan geliyor ama bazı yerlerde düşünceler üst üste bindiği için okur nefes almakta zorlanabilir.Belki birkaç yerde daha sade ve kısa cümlelerle boşluk bırakmak metnin vuruculuğunu daha da artırabilir. Çünkü bazı cümleler gerçekten tek başına bile güçlü. Sadece ufak bir not.

Yanıt yaz

Yanıt yazmak için giriş yapın.

Yuzika|

Bende yoğun dilli yazıları çok severim. Yazar tercih olarak bunu kabul etsede okurun hissettiği çok önemli ben yazıyı beğendim.Edit başka bir süreç tabi.

çekirdek kabuğu|

Teşekkür ederim harika bir çözümleme yapmışsınız... Ve evet bazen yoğun ve üst üste binen ifadeler kullanıyorum kimi zaman karışıklığa yol açabiliyor fakat zihin akışım bu yönde ve olduğu gibi yansıtmaya çalışıyorum . Önerinizi uygulamaya çalışıcam mutlaka

Tolgahan Kılıç|

Yazıyı okurken en çok şu his geçti bana: İnsan bazen kendini toparlamaya çalışırken aslında kırık taraflarıyla yaşamayı öğreniyor. Belki de mesele bütün olmak değil, eksiklerle de kendine şefkat gösterebilmek. “Ben hangi bütün aynanın bir parçasıydım?” cümlesi uzun süre akılda kalıyor gerçekten.

Yanıt yaz

Yanıt yazmak için giriş yapın.

çekirdek kabuğu|

Teşekkür ederim "mesele bütün olmak değil eksiklerle de kendine şefkat gösterebilmek" cümleniz bu metindeki sorulara cevap niteliğinde oldu.

Vesperona|

Bütün halinde bir insan bulmak zor ve bizim parçalarımız da başkalarını keserek yeni parçalar oluşturuyor. Yer çekimini suçlamakta da çok haklısın. Hiçbir yüzeye o kadar da temas etmeden havada asılı kalmak gerek belki de :))))

Yanıt yaz

Yanıt yazmak için giriş yapın.

çekirdek kabuğu|

heh aynen o. hiçbir şeye temas etmeden havada asılı kalmak hali işte aradığım hal 🙏🏼 maddenin hangi hali oluyor bu acaba

Vesperona|

gaz hali mesela:)) varsın ama başkalarınca doğrudan görülebilme ihtimalinin olmadığı ve yüzey üzerinde süzülebilme imkanının olduğu. Bencesi:))))

Devam et

Benzer yazılar

Deneme23 Haz 2026

Sahtesi çarpıyor

Bu bir eksilme değil, sadeleştirme ve kendine yakınlaşma hikâyesidir.Sahte ilişkiler ve yapaylıklar arasında kendini korumayı, gerçek bağları fark etmeyi ve içsel dengeyi bulmayı anlatıyor

Sevgi Seçen·2 dk·0·52