Yazmak
Yazmak ne anlama geliyor sizin için? İçindeki fırtınaları, beynindeki soru işaretlerini, kalbindeki sızıyı, göğsündeki kırgınlığı, karnındaki sancıyı kelimelere dökebilmek ne kadar zor… en azından benim için.

Keşif
Yazmak ne anlama geliyor sizin için? İçindeki fırtınaları, beynindeki soru işaretlerini, kalbindeki sızıyı, göğsündeki kırgınlığı, karnındaki sancıyı kelimelere dökebilmek ne kadar zor… en azından benim için.

Sahnede ışıklar söndü, perde kapandı; ama ben hâlâ o bitmeyen bekleyişin nöbetindeyim. Tıpkı Nazım’ın Piraye’si gibi; mağrur, derinden ve sessizce...

İnsanın zamanla nasıl sessizce değiştiğini, kalabalıkların içinde bile neden yalnız hissettiğini ve yıllarca dışarıda aradığı huzurun aslında kendi içinde saklı olduğunu anlatan yalnızlık, kimlik kaybı, geçmiş, içsel çöküş ve kendini bulma üzerine derin, varoluşçu ve psikolojik bir metin.

Ben senin kurbanın oldum, İçimde sustu bütün umutlarım. Fazla söze ne gerek artık, Sessizliğe gömüldü hayallerim.

Yoksullukla büyüyen Veysel’in güvercin sevgisi, geçmişte yaptığı hatalar ve vicdanıyla yüzleşmesiyle derin bir iç hesaplaşmaya dönüşür.

İnsan ruhunun kırgınlık, yalnızlık, kimlik arayışı ve umut arasında verdiği görünmez mücadeleyi anlatan derin bir içsel metin.

Gelip geçti dakikalar, saatler, Gelip geçti günler, aylar, seneler. Bir anda hatıralar Maziye döndü, yok oldular.

“Benden sonra nasılsın? Tuzsuz yemek, şekersiz kahve gibi… Ne kadar acı koysam da, ne kadar şeker atsam da, tadım hiç geri gelmedi…

Sayfa 11 / 16
