Ruhumun Çizgili Defteri
Hayat, düz çizgilerin arasında değil, o karalamaların samimiyetinde gizliydi.

Keşif
Hayat, düz çizgilerin arasında değil, o karalamaların samimiyetinde gizliydi.

Hayatın telafisi olmayan zorlu bir sınav olduğunu, insanların görünmez yaraları ve cevapsız sorularıyla yapayalnız kaldığını anlatan bir yazı.

Gerçek bağın telepatiden ziyade duyguları paylaşmak olduğunu anlatan ve günümüzde samimi iletişime duyulan ihtiyacı vurgulayan bir yazıdır.

Emekçi ve yorgun ellerin, erken yaşta okul çantası çuvala dönüşen Mahir ile anlatıldığı, 1 Mayıs'ın güzelliğini vurgulayan çarpıcı bir öykü.

Bu yazı; Lale Devri'ne, Osmanlı’da savaşın yerini zarafetin ve estetiğin aldığı etkileyici bir döneme ve bu dönemim hassasiyetine vurgu yapar.

Sosyal medya çağında gerçeklikten kopuş ve duyarsızlaşma kapsamında ekranların ardında görünmeyen modern insanı eleştirir.

İnsan benliğinin bir aynaya dönüştüğü; geçmişin ağır anılarıyla paramparça olan bu yansımanın, sabırla ve ustalıkla yeniden bütünlenme hikayesi.

Belki de hayat, tam olarak budur. Dışarıda ve içeride kopan fırtınalara, zihni aydınlatıp sonra tekrar karanlığa boğan şimşeklere rağmen, bir mum ışığının titrek umuduna, bir gaz lambasının metanetine ve bir demlik çayın sıcaklığına sığınabilmektir.

...Vurgularım ve ses tonum, konuşmak istemediğimi anlatsın diye özenle cümleye yerleştirdim. Otobüste sırf yan yana koltukları paylaşıyoruz diye muhabbet etmek mecburiyetinde değildim nihayetinde. Hayatta haz etmediğim nadir şeylerdendir, yan koltuk arkadaşlığı.
Sayfa 2 / 3
