Kursak
Yoksullukla büyüyen Veysel’in güvercin sevgisi, geçmişte yaptığı hatalar ve vicdanıyla yüzleşmesiyle derin bir iç hesaplaşmaya dönüşür.

Keşif
Yoksullukla büyüyen Veysel’in güvercin sevgisi, geçmişte yaptığı hatalar ve vicdanıyla yüzleşmesiyle derin bir iç hesaplaşmaya dönüşür.

Bir gelinin aile içinde fiziksel değil duygusal olarak nasıl daraltıldığını ve kabul görmeyen insanın zamanla kendini nasıl yabancı hissettiğini anlatır.

Unutulmaya çalışılan bir aşkın ardından geride kalan hatıralarla yaşayan bir insanın iç konuşmasını ve susmayan özlemini anlatır.

Baharın gelişiyle birlikte sevgiyi unutur gibi yapıp içinde saklayan bir insanın, özlem ve bekleyişle yeşeren içsel hikâyesi.

İnsan ruhunun kırgınlık, yalnızlık, kimlik arayışı ve umut arasında verdiği görünmez mücadeleyi anlatan derin bir içsel metin.

Gelip geçti dakikalar, saatler, Gelip geçti günler, aylar, seneler. Bir anda hatıralar Maziye döndü, yok oldular.

“Annemin gidişlerini en çok kırmızı ceketinden hatırlıyorum.” Öykü, bir kız çocuğunun annesine duyduğu derin bağlılığı; çocukluk hafızasında hiç yaşlanmayan bir anne figürü üzerinden anlatır.

Sayfa 56 / 96
